Farklı olarak mı çıkacağız?

Bu kapatılma durumunun bize dayatılmasından beri geçen yaklaşık üç haftalık süreden bu yana, şimdi çok sayıda filozof, tedirgin evrenimizde, bu önceden öngörülemeyen ve tasavvur edilemeyen dünyadan çekilme durumu üzerine ifadelerde bulunuyorlar.

Herkes kendisine: “Bu olaydan farklı bir halde mi çıkacağız?” diye soruyor. Uzun zamandan beri kırsalda izole olarak yaşayan Filozof Françoise Dastur, medeniyetimizde tüm müsait vakitlerimizdeki etkinliklerimizin sorgulandığını düşünmektedir.

Philosophie Magazine/Felsefe Dergisinde; “İşte, kendimizin ve temelde ölümlü olduğumuzun bilincine varmamız” diye açıklıyor ve “bu ölüm kaygısı ile var olma sevinci birbiri ile hiçbir şekilde tutarsız değildir” diye ilâve ediyor.

Ne güzel bir formül. Bizi, yaşayacağımız bu Kutsal Hafta’da, korku, ölüm ve sevincin birbirleri ile sıkıca ilişkili olduğu düşüncesine yöneltiyor. Onu bekleyen ölüm önünde İsa’nın korkusu, kin ve şiddet önünde şakirtlerin korkusu, rezil ölüm ve şanlı diriliş.

Françoise Dastur’un bahsettiği bu varoluş sevinci gücünü şu gerçekte bulur: Ölüm ve yaşam birlikte giderler. Demek ki bu kapatılma, bize yaşamın derin anlamını bulmaya yarayan bir araç olabilir. Yığılan bulutlara rağmen sevinçli olmaya.

Rahip Dirilişli Laurent, XVIInci asır Karmeliti, ağır bir bacak ülseri nedeniyle uzun yıllar eve kapanarak izole olarak yaşamıştı ve ona ne yaptığı sorulduğu zaman: “Tanrı’yı yüceltiyorum, O’na tapıyorum ve O’nu bütün kalbimle seviyorum.” diyordu.

Eğer bu kapatılma dönemi bize aynı şeyi yapmayı öğretirse, o zaman evet, farklı çıkacağız!

Herkese iyi bir kutsal hafta diliyorum!

_________________________________

Sophie de Villeneuve,

Croire  (Baş Yazar/ Editörü)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.