Peşinden gidin O’nun, çünkü yaşam orada!

Düşmanınız İblis, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor. Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblis’e karşı direnin.”  (1Petrus 5:8-9).

Kardeşler, Corona-virüsü de dünyada kükreyen aslan gibi, zincire vurulmuş şekilde duruyor. Eğer ona yaklaşırsak bizi yutar. Ama yaklaşmazsak zarar görmeyiz. Tıpkı günahlar gibi…

Günah, her zaman oradadır ve ona yaklaşmazsak günahkâr olmayız. Ama eğer ona doğru gidersek, bizi de içine çeker. Biz de onun gibi zincire bağlanırız ve Rab’be doğru atmak istediğimiz her adımda bizi daha çok engellemeye çalışır. Bizi dünyevi güzelliklerle cezbetmeye çalışır, umutsuz bırakır ve günaha davet eder.

Onun esiri olmayalım, evde kalalım. Kendimizi dünyadan izole edelim ki Rab’be yaklaşalım. Rab size sevginin en güzelini, en çok istediğinizi verecek. Ama şeytandan gelecek olan sadece kötülük ve karanlık olacak. Sabah uyandığınızda Rab ile konuşun, Meryem Ana’ya selam verin ve gününüzü aydınlatın. Herhangi bir zamanda sıkılıyorsanız, kendinizi Rab’bin emin ellerine bırakın! Bırakın, o sizi ferahlatır.

Bu zor günlerde birbirimizden uzağız. Ama bu uzaklık kalbimizdeki sevgiye engel olabilir mi? Rab’be sarılamıyoruz, dokunamıyoruz, öpemiyoruz… Ama gözlerimizi kapattığımızda O’nu hissetmiyor muyuz? Hayatımıza dokunduğu anlarda gülümsemize neden olmuyor mu?

Corona günleri, birbirimizi Rab’bin bizi sevdiği gibi sevmeyi öğrenmeniz için büyük bir fırsat! Çünkü Rab hepinizin gerçek sevgiyi hak ettiğini biliyor. Ve bizim de O’nun bizlere sunduğu armağanlara iyi bakmamızı istiyor. Doğayı, gökyüzünü, topraktan yetişen tohumları sevin. Az olanla yetinin ki paylaşmanın, damağınızdaki lokmanın kıymetini anlayın.

Dünyanın her yerinde aynı acı var. Belki sevdiklerimize son bir veda, başuçlarında son bir dua edemiyoruz. Ama ruhlara dokunabilmek için kalbimizdeki sevgiyi açmamıza kim engel olabilir? Her zaman olduğu gibi yine her şey geçecek. Ne mutlu kalbinde sevgiyle kalanlara!

RAB şöyle diyor: “Bakın, yeni bir yer, Yeni bir gök yaratmak üzereyim; geçmiştekiler anılmayacak, akla bile gelmeyecek.

Yaratacaklarımla sonsuza dek sevinip coşun; çünkü Yeruşalim’i coşku, halkını sevinç kaynağı olarak yaratacağım.

Yeruşalim için sevinecek, halkım için coşacağım. Orada ağlayış ve feryat duyulmayacak artık.

Orada birkaç gün yaşayıp ölen bebekler olmayacak, yaşını başını almadan kimse ölümü tatmayacak. Yüz yaşında ölen genç, yüz yaşına basmayan kişi lanetli sayılacak.

Evler yapıp içlerinde yaşayacak, bağlar dikip meyvesini yiyecekler.” (Yeşaya 17:21)

Doğanıza, ruhunuza ve kalbinize dönün kardeşler. Rab bir dilim ekmekle bin kişiyi doyuracak ruhu içinize verecektir.

Evet karanlıktayız… Ama Mesih bizi ışık saçan o dağa ulaştırmak için yanımızda. Bunu görmek için, O’na seslenmeyi unutmayın! Bırakın Rab size dokunsun, kavuşma günü yaklaştığında sarılmanın verdiği hissi kalbinizde hissetmeyi öğretsin… Peşinden gidin O’nun, çünkü yaşam orada!

Evde kalın, Rab ile kalın.

_________________________________

K. P.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.