Nazilere meydan okuyan Teolog: Dietrich Bonhoeffer

Dua ederek ve Allah’a itaat ederek Nazilere meydan okuyan Teolog

9 Nisan 1945’te Flossenbürg’deki Nazi Toplama Kampı’nda öldürülen Dietrich Bonhoeffer, Hristiyanlık ile Nazizm’in neden asla uzlaşamayacağını açıkladı.

“Hristiyan olmak bir an meselesi değil, zaman gerektirir.” “Sadece küçük bir iman bizi yenebilir.” Bunlar, 9 Nisan 1945’te öldürülen İncil teoloğu Dietrich Bonhoeffer’in, Adolf Hitler rejimine karşı bir komploya katılmakla suçlanması nedeniye Flossenbürg’ün Nazi toplama kampında tutulduğu zamanlarda sık sık tekrarladığı iki cümledir.

Vatikan Radyosu’nun yazdığına göre, onun görevi, Hristiyan olmanın Ulusal Sosyalizm’le uzlaştırılmasının imkânsızlığını teoride göstermekti. Ancak ölümle sonuçlanan bir taahhüt oldu.

İnfaz edildiği gün

1906’da Wroclaw, Polonya’da doğdu, öldürüldüğü gün kırk yaşını bile doldurmamıştı. Avvenire gazetesi, yetmiş yıl önce yaşamının son dizilerini anlatan bir görgü tanığının var olduğunu bildirdi. Kampın hekimiydi. Onun hakkında hiçbir şey bilmeyen biriydi. Bizi duygulandırabilecek başka sözler de bıraktı:

“Koğuş odasındaki yarı açık kapıdan, Pastör Bonhoeffer’ı hapishane üniformasını çıkarmadan önce, Tanrı’ya şevkle dua etmek üzere yerde diz çökmüş halde gördüm. Bu sevecen adamın dua etme şekli beni çok etkiledi, o kadar özveriliydi ki Tanrı’nın onun dualarını duyduğundan emindim.”

Allah’ın ellerine teslimiyet

Yine doktor şöyle devam ediyor: “İnfaz yerinde, başka bir kısa dua daha söyledi ve sonra darağacına adım attı, cesur ve dik duruyordu. Birkaç saniye sonra ölümle buluştu. Neredeyse elli yıllık tıp mesleğimde, bir insanın Allah’ın iradesine bu kadar itaatkâr şekilde öldüğünü hiç görmedim.”

İman ve Vahiy

Episkoposların gazetesi, onun yazılarını “tarih içinde Allah’ın Sözü’ne somutluk vermek; Hakikat’e en büyük hizmet etmek için tüketilen bir inançla beslenen, “Mesih’in topluluğunda sevgi uğruna ona atfedilebilecek sayfalar ve sayfalar” olarak tanımlamaktadır.

Modernlik ile yüzleşmesi, dünyaya olan sadakati, İncil’e itaati, aşkınlığa demirlenmiş sevgisi, bu Pastör-Teolog hakkındaki düşüncelerini açıklamak için yeterlidir. Bonhoeffer, Vahiy’in bir dinden daha fazla bir iman içerdiğine ve her durumda her bir kişinin kaderini yönlendirmesi için kişisel bir sorumluluk gerektirdiğine inanıyordu. Gerekirse başkaları için ve sevgi uğruna Haç yüklenmeliydi.

Ölümün yenilgisi

Avvenire ayrıca, Teolog Bonhoeffer’in yazdığı “Kötülüğün kırılganlığı” adlı cildin hiç yayınlanmamış bir bölümüne yer vererek; Rab’bin eseri olarak ölümün “yenilgiye” uğradığını savunmuştur.

Bonhoeffer, “Ölümün kendi varlığını teyit ettiğini gözlemliyoruz, ancak Mesih’in bunun üstesinden geldiğine de inanıyoruz ve buna tanıklık ediyoruz” diyor. Ölüm ve günah artık bir süredir “güçlerini kaybetti: Kurtarıcı İsa ondan bu gücü kopardı. O zamandan beri, Mesih’in yanında kalan hiçbir insan bu karanlık efendilerden korkmak zorunda değil.”

Teoloğun “uyarısı”

Bununla birlikte, ilahiyatçıya göre bu zafer zor algılanıyor. “Kendimize soralım, neden hayatımızda bu öyle görünmüyor, neden bu zaferin bu kadar az belirtilerini görüyoruz? Neden günah ve ölüm bizim üzerimizde egemen oluyor?

Allah’ın bize sorduğu bu aynı sorudur: “Bütün bunları sizin için yaptım ve sanki bunlar gerçekleşmemiş gibi yaşıyorsunuz! Hala kendi başınıza yapabiliyormuş gibi korkuya boyun eğiyorsun! Zafer sizin varoluşunuzda neden görünmüyor? Mesih’in gerçek ve tek Muzaffer olduğuna neden inanmak istemiyorsunuz? İman eksikliği – diyerek sonlandırıyor – yenilginizin sebebidir.”

___________________________________________________

Gelsomino Del Guercio | 15 Haziran 2020

Kaynak: https://it.aleteia.org/2020/06/15/dietrich-bonhoeffer-teologo-sfidare-hitler-nazismo/

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.