ALLAH’IN SÖZÜ: 25. PAZAR Olağan Devre (A)

Okumalar: İşaya 55,6-9 * Mezmur 144,2-3.8-9.17-18 * Filipililere 1,20-24,27 * Matta İncili 20,1-16

****

İncil: Aziz Matta tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler
20, 1-16

O günlerde, İsa öğrencilerine şu benzetmeyi anlattı: <<Göklerin Hükümdarlığı, bağında çalışacak işçiler tutmak için sabah erkenden dışarı çıkan bir çiftlik sahibine benzer. Adam, işçilerle gündeliği bir dinara anlaşıp onları bağına göndermiş. Saat dokuza doğru yine çıkmış, çarşı meydanında boş duran başkalarını görmüş. Onlara, “Siz de bağa gidin. Hakkınız ne ise veririm” demiş. Onlar da bağa gitmişler. Öğleyin ve saat üçe doğru yine çıkıp aynı şeyi yapmış. Saat beşe doğru çıkınca, orada duran daha başkalarını görmüş. Onlara, “Neden bütün gün burada boş duruyorsunuz?” diye sormuş. “Kimse bize iş vermedi ki” demişler. Çiftlik sahibi onlara: “Siz de bağa gidin” demiş.

Akşam olunca bağ sahibi kâhyasına: “İşçileri çağır. Sonunculardan başlayarak, birincilerine kadar, hepsine ücretlerini ver” demiş. Saat beşe doğru işe başlamış olanlar gelip birer dinar almışlar. Birinciler gelince daha çok alacaklarını sanmışlar, ama onlar da birer dinar almışlar. Paralarını alınca bağ sahibine söylenerek şöyle demişler: “Bu son gelenler yalnız bir saat çalıştılar ve sen onları, günün yükünü ve sıcağını çeken bizlerle bir tuttun!”

O zaman bağ sahibi onlardan birine şöyle karşılık vermiş: “Arkadaş, sana haksızlık etmiyorum; sen benimle bir dinara anlaşmadın mı? Hakkını al ve git! Bu son gelene de sana verdiğim kadar vermek istiyorum. Malımı istediğim gibi kullanmaya hakkım yok mu? Yoksa iyi olduğum için kıskanıyor musun?”

İşte böylece sonuncular birinci, birinciler de sonuncu olacaklardır.>>

***************

VAAZ

Kendimize karşı dürüst olursak, on birinci saatte gelen işçilerin meselesinin bize makul gelmediğini itiraf etmeliyiz. Ellerini bile kirletmeden aynı parayı kazanan bu kişilere bakıp bütün gün çalışıp yorulan işçiler kendilerini hor gören ve adil davranmayan işverene karşı ateş püskürmektedirler. Hayır, bu adil değildir.

Eğer Rab’bin Hükümranlığında da durum böyleyse bizim mantığımızın ve imanımızın yok olduğu bir dünyadan bahsetmekteyiz. Bu konuyu bu kadar önemli yapan Mesih İsa’nın kendisini haklı çıkarmak için anlatmasıdır.

Ahlakından şüphe edilen insanlara yaklaşımlarını kınamak için kın dolu olarak kendisine yaklaşan insanlara bir ders vermek için bunları söylemiştir. Bu suçlamaya cevap olarak sağlığı yerinde olanların değil de hastaların doktora muhtaç olduğunu söylemişti (Matta 9,12), savunmasını güçlendirmek için Rabbin nasıl davrandığına dikkatlerimizi çekmektedir.

Böyle cömert olduğum için neden kıskanıyorsunuz? Tartışmanın anahtarı buradadır! Efendimizin sıra dışı bulunduğumuz tavrı karşısında tercihleri ve sebepleri göz ardı eden sevgi ve cömertliği unutarak nasıl haklardan bahsedebiliriz? “Size ödediğim kadar en son gelene de ödemek istiyorum.” Sahip olduğumuz her şeyi Rabbe borçlu değil miyiz? (1 Korintlilere 4,7)

Öyleyse biz neyi eleştirip hangi hakkımızı istiyoruz? Zaman zaman bazı Hristiyanlar şikâyet ederler: “Kilise artık eskisi gibi doğrulukla yaşayan Hristiyanlardan oluşmuyor. Şimdi o dünyada hiçbir dayanağı, gücü ve şöhreti olmayan ateist kişilerin peşinde koşuyor.”

Keşke bu söylenenler gerçekleşebilse! Keşke sonunda kilise kendini bu şekilde Rab’bin yoluna koyabilse! Eğer biz de son söz olarak katı yargılar yerine iyiliği ön plana çıkarabilsek Hükümdarlık ve cennet burada dünyamızda mevcut olacaktır.

_____________________________________________________________________

Fr. Leonardo M. Testa, OFMConv.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.