İmanda Derinleşmek

“İyi insan, yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.” (Luka 6,45)

“Kardeşini kendin gibi sev.” (Matta 22,39)

 “Samiriyeli bir kadın su çekmeye geldi. İsa ona, ‘Bana su ver, içeyim’ dedi.”  (Yuhanna 4,7)

 

İsa Mesih ile Yeni Yaşamımıza adım attığımızda hayatımızda bir anda mucizeler gerçekleşmez. Önce kendimizi keşfetmeye başlarız. Çünkü kalbimizi saf Allah sevgisine açarız. Biz Allah’a bir adım attığımızda, çekinerek, sıkılarak kapıyı çaldığımızda o kapı bize sonuna kadar açılır. Kapıyı çarpıp gitseniz bile, o kapı size kapanmayacak tek kapıdır.

Kalbimizde biriktirdiğimiz kin, öfke, sevgisizlik ve günahları temizlemeden İsa Mesih ile bir bütün olamayız. O yüzden bize kötülük edenleri bağışlayabilmek, kötülük ettiklerimizden af dilemek ve kalbimizdeki öfkeden kurtulmak atacağımız ilk adımlardır. Bu adımları attığımızda manevi dünyamızdaki aydınlanma maddi yaşamımıza da yansımaktadır.

İçimizde katılaşan olumsuz hisleri yok ettiğimizde, boşalan kalbimizi Rab’bin sevgisiyle doldurmaya hazır oluruz. Kalbimize dolan bu kutsal sevgi, Kutsal Ruh’un bize verdiği lütuflarla sürekli artar. Dünyadaki yaşamımızda da bu sevgiyle hareket ettiğimizde yaşamımıza bakış açımız değişir.
Eskiden hırs yaptığımız konuların üzerinde durmamaya, saf sevginin gücünü tüm yaşamımıza yansıtmaya ancak bu şekilde başlayabiliriz. İmanda derinleştikçe, lütuflarımız, sevgimiz ve yaşadığımız acılara karşı direncimiz de artar.

Beynimiz ve kalbimizde saf Allah sevgisi olduğu sürece hayatımızın kötüye gitmesi mümkün olabilir mi? İhtiyacımız olan en büyük Dost yanı başımızda bizi dinlemeye hazırken, başka kime ve neye ihtiyaç duyabiliriz?

İmanla, Allah Gibi Sevebilmek…

Saf imanla inandığımız Allah sevgisi, bize hayatı daha basit görme konusunda rehberlik eder. Allah her zaman bizi dinlemeye hazırdır. Yargılamaz, kin tutmaz ve her zaman bize eşlik etmeye hazırdır. Kendimizi yalnız, çaresiz ve günahkar hissettiğimizde bütün bağışlayıcılığıyla yanımızda olan Rab, kulaklarınızı tıkasak bile varlığını gösterecektir.

Bazen susturmaya çalıştığımız vicdanımızda, bazen hayatın olağan akışına uymayan mucizeler yaşadığımızda bazen de kafamızdaki sorulara verdiği net cevaplarla “Ben buradayım, yalnız değilsin” der. Sadece kapattığınız kulaklarınızı açıp, kalbinize dönerek O’nu duyabilirsiniz. O’nu duyduğunuzda dünyanın maddi kaygılarından, insanların kötülüklerinden ve imansızlığından kurtulabilirsiniz. Çünkü O, her zaman sizinle olacak ve size kulak tıkamayacaktır.

Aklınızı karıştırmak için sürekli çalışan Şeytan’ı duymamak için Allah ile daha fazla zaman geçirmelisiniz. Şeytan zayıf noktanızdan sizi vurur, kötülük etmenizi kolaylaştırır ve kalbinizi katılaştırır. Ama Kutsal Ruh kalbinize dolduğunda her zaman aklınıza sizin için kendini feda eden İsa Mesih gelir.

Kendi çarmıhınızı yüklenip, kendinizi sorguladığınızda vicdanınız rahat ediyor mu? Yoksa yolunda gitmeyen bir şeyler mi var?

Peki, siz Allah ile ne kadar konuşabiliyorsunuz? Yaptığınız eylemlerde O’nu ne kadar düşünüyorsunuz?

_______________________________________________________________________

Gabriella T.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.