ALLAH’IN SÖZÜ: 26. PAZAR Olağan Devre (A)

Okumalar: Hezekiel 18, 25-28 * Mezmur 24,4-9 * Filipililer 2,1-11 * Matta 21,28-32

***

Aziz Matta tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler

21,28-32

O günlerde, İsa Başkâhinlere ve halkın İhtiyarlarına şöyle dedi: “Şu konuda ne dersiniz? Bir adamın iki oğlu varmış. Adam birincisine gidip, ‘Oğlum git, bugün bağda çalış’ demiş. O da, ‘Gitmem!’ demiş. Ama sonra pişman olup gitmiş. Baba ikinci oğluna gidip aynı şeyi söylemiş. O da ‘Giderim, efendim’ demiş, ama gitmemiş. İkisinden hangisi babasının isteğini yerine getirmiş olur?” Onlar, “Birincisi” diye karşılık verdiler.

İsa da onlara şöyle dedi: “Size doğrusunu söylüyorum ki, vergi görevlileri ve fahişeler, Allah’ın Hükümdarlığına sizden önce giriyorlar. Çünkü Yahya size doğruluk yolunu göstermeye geldi, ona inanmadınız. Oysa vergi görevlileri ve fahişeler ona inandılar. Siz bunu gördükten sonra bile pişman olup inanmadınız.”

*****

Allah’ın Sözü üzerine derin düşünce

Mesih İsa’nın kararlı, imanlarından vazgeçmeyi akıllarına bile getirmeyen kişilerde ne kadar derin bir iz bıraktığını düşünemeyiz. İsa bu insanların isyankâr kalplerinde gizli olan bir potansiyel olduğunu ve bunun engellemeyeceğini biliyordu. Ya da O bu insanlara baktığında Eyüp gibi sabır göstermiştir. Vahiy Kitabı’nda “Böylece ne sıcak, ne de soğuk, ılık olduğundan seni kusacağım” diyor.

İki oğulla ilgili hikâye (mesel) bu tür insanların davranışlarını ve babalarının tutumlarını gösteren güzel bir örnektir. Burada babalarına karşı farklı davranana iki evlattan söz edilmektedir. Birincisi “hayır” dediği için üzülür ve babasının isteğini yerine getirir. İkincisi “evet” der ama istenileni yerine getirmez. Hataya düşmeyelim, babanın üzün bağında çalışmak için davet edilmek Rabbin krallığı için çalışmaya davet edilmektir.

“Babasının isteğini yerine getiren birinci evlattır” diyor İsa kendini dinleyenlere. O zaman bunun ne demek olduğunu onlar da biz de anlıyoruz. Kendi yaşamımızın bu hikâyede açıkça kurtulmak için çareler arıyor, sorumluluklarımızı yeterince yerine getiremediğimizde güzel bahaneler buluyor, cesaretimizi yitirdiğimiz için geri çekiliyoruz. İtaat sadece “evet” ya da “amin” demek değil hareket demektir. Rabbin isteğini yerine getirmek demek “hayır” dendiği için üzülüp O’nun krallığını oluşturmak için çalışmak hareketsiz kalmamak demektir.

Öyleyse yıllar önce vaftiz edilen sizler bu aynada kendinize bakın ve yirmi asırlık Kilise’nin kendisine bakmasını sağlayın. Pişmanlık duyup af dilediklerinde toplumdaki günahkârlar Rab’bin Hükümdarlığına sizden daha önce girecekler. “Hayır” dediği halde fikrini değiştiren ve daha sonra bağa çalışmaya giden evlat için söz verilen daha güzel bir gelecek vardır.

_________________________________

Fr. Leonardo M. Testa, OFMConv.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.