ALLAH’IN SÖZÜ:  27. PAZAR Olağan Devre (A)

Okumalar: Yeşaya 5:1-7 * Mezmur 79,9.12-16.19-20 * Filipililer 4,6-9 * Matta 21,33-43

Aziz Matta tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler

21, 33-43

    O günlerde, İsa Başkâhinlere ve halkın İhtiyarlarına şu benzetmeyi anlattı: <<Toprak sahibi bir adam varmış. Bir bağ dikmiş, çevresini çitle çevirmiş, üzüm sıkmak için bir çukur kazmış, bir de bekçi kulesi yapmış. Sonra bağı bağcılara kiralayıp yolculuğa çıkmış. Bağbozumu vakti gelince, kendisine düşen meyveleri almak için uşaklarını bağcılara göndermiş. Ama bağcılar adamın uşaklarını yakalamış, birini dövmüş, birini öldürmüş, diğerini de taşlamışlar. Yeniden bağ sahibi ilkinden daha çok sayıda başka uşaklar göndermiş. Bağcılar bunlara da aynı şeyi yapmışlar.

Sonunda bağ sahibi, <<Oğlumu sayarlar>> diyerek onlara oğlunu göndermiş. Ama bağcılar oğlu görünce birbirlerine: “İşte mirasçı! Onu öldürelim ve mirasına sahip olalım” demişler. Böylece onu yakalayıp, bağdan dışarı atmış ve öldürmüşler. Bu durumda bağın sahibi geldiği zaman bu bağcılara ne yapacaktır? İsa’ya şu karşılığı verdiler: <<Bu kötü adamları korkunç bir şekilde yok edecek; bağı da, ürününü kendisine zamanında verecek olan başka bağcılara kiralayacaktır.>>

İsa onlara şunu sordu: <<Kutsal Yazılar’da şu sözleri hiç okumadınız mı? “Yapıcıların reddettiği taş, işte köşe taşı oldu. Rab’bin işidir bu, gözümüzde harika bir iş!” Bu nedenle size söylüyorum ki, Allah’ın Hükümdarlığı sizden alınacak ve onun meyvelerini yetiştirecek bir halka verilecektir.>>

 

Allah’ın Sözü üzerine derin düşünce

Bağdaki katil kiracılarla ilgili hikayede kurtuluş tarihinde ve Mesih’in hayatındaki en kritik dönüm noktası çizilmektedir. Rab bıkmadan usanmadan İsrail bağından sorumlu olan peygamberleri aracılıyla konuştuktan sonra oğlu vasıtasıyla onlara ulaşmak ister. İsa, otoriter bir tavırda dünyanın sonu geldiğinde yer alacak olan bağ bozumundan bahsetmektedir. Toprak meyve vermelidir. Rab’bin halkı da Mesih’i kucaklamalıdır.

Fakat çocuklar babalarından daha iyi değillerdir. Tıpkı atalarının peygamberler ve ermiş kişileri reddettikleri gibi Ferisiler ve din bilginleri de Rab’bin yüreğinde önemli bir yeri olan bağın mirasçısını öldürmeye hazırlamaktadırlar. Onların yüzünden kendilerine vaatte bulunan insanlar Rab’bin tasarısını gerçekleştireceği anlaşmayı bozma ve seçkin ırk olarak kendilerine tanınan imtiyazı kaybetme tehlikesiyle karşılaşmışlardır.

İsa’nın açık bir şekilde ölümünden bahsettiği görülüyor. O dünyaya geldi ama kendi halkı O’nu kabullenmedi ve sonuçta bu mirasçıyı, Oğul’u şehrin surları dışında çarmıha gerdi. Hikâye bir uyarıyla sona ermektedir, dirilen Rab’bin Kilisesi önceden İsrail’ verilen görevi devir alacaktır. Matta bu yeni halkın bağın gelişip meyve vermesini sağlayacağından emin olduğunu ifade etmektedir.

Fakat bu kötü kıracılar buna karşın her zaman bağından ürün almayı isteyen Rab’bin arzusunu yerine getirmekten geri kalmamalıdırlar. Her zaman hatırlatmalıyız ki, Kilise istenmeyen taşın üzerinde kurulmuştur. İstenmeyen biri tarafından kurulduğu için tıpkı kurucusu gibi o da bu dünyanın ezdiği kişilere kapılarını açmalı ve belki de şehrin dışında ölmek gibi bir cezaya maruz kalsa da İsa gibi kararlar almalıdır. Eğer bunu yapmazsa Rab bir kez daha bu taşlardan İbrahim’in yeni çocuklarını yetişme gücüne sahiptir.

 


Fr. Leonardo M. Testa, OFMConv.

 

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.