Rab’be Yakın Üç Küçük Çocuk

3 Mayıs 1917’de Orta Portekiz’de Fatima’nın bir köyünde üç küçük çocuk için sıradan bir gün, unutulmaz bir güne dönüştü. 

10 yaşındaki Lucia dos Santos, diğerleri de kuzenleri 9 ve 7 yaşındaki Francisco ve Jacinta Marto’nun hayatları değişmek üzereydi. Lucia’nın babasının sahip olduğu topraklarda kendi hallerinde oyun oynayan bu küçükler, her zamaki gibi Tesbih duasını okudukları bu gün, göz kamaştırıcı bir ışık gördüler. Bir şimşek gibi parlayan ve elinde bir tesbih bulunan bu hayranlık dolu bu kadın Meryem Ana idi. 

Üç küçük çocuk, aynı yılın Ekim ayına kadar birçok kere daha Meryem Ana’yı gördü. Ancak kimse bu çocuklara inanmadı. Özellikle de resmi makamlar, çocuklar hakkında çeşitli suçalamalarda bulundu. Çocuklar belediye başkanı tarafından suçlanıp kaçırıldıkları Ağustos ayı hariç her ayın 13 ile 15’i arasında Meryem Ana’yı gördü. 

Lucia’nın kuzenleri 1 yıl sonra İspanyol gribine yakalanarak (Meryem Ana’nın da söylediği gibi) dünyadan ayrıldılar. 13 Ekim 1930’da Leiria Piskoposu “iman etmeye değer vizyonları” ilan etti.

Güneş Mucizesi

Doğaüstü olay haberi tüm dünyaya yayılırken binlerce hacı adayıFatima’ya gelmeye başladı. 13 Ekim’de aralarında birçok gazetecinin de bulunduğu 30 ila 100 bin kişi olduğu tahmin edilen bir kalabalık, Meryem Ana’nın önceden bildirdiği büyük alamet olan “güneşin mucizesi”ne tanıklık etmeye geldi.

O gün kuvvetli bir yağmurun ardından herkes sırılsıklam oldu. Daha sonra gökyüzü açıldı ve güneş diskinin yaklaşık on dakika boyunca rengini, boyutunu ve konumunu değiştirdiği görüldü. Doğrudan gözle görülebilen güneş aniden bütün giysileri ve toprağı kuruttu.

Üçlü Sır

Görümlerin ana mesajı, üç sırla veya daha doğrusu Meryem Ana’nın 13 Temmuz görüntüsünde küçük çobanlara yaptığı üç bölümden oluşan bir ifşa ile bağlantılıdır. Rahibe olan Lucia, anılarının ilk iki bölümünü yazdı. Üçüncüsünü, 3 Ocak 1944’te Leiria piskoposuna mühürlü bir zarf içinde verdi ve daha sonra 1957’de Vatikan gizli arşivine teslim edildi. Daha sonra bu 3 sır açıklandı. 

İlk sır, cehennem vizyonudur. Bu vizyonda insanların ruhlarının cehennemin ateşinde yandığı, şeffaf ve siyah garip hayvanlar şeklinde iblisler olduğu görümü ifade edilmişti. İkinci sır ise Birinci Dünya Savaşı sonrası, İkinci Dünya Savaşı çıkacağı kehanetiydi. İlk iki sır 1942 yılında açıklandı. 

Üçüncü sır ise 2000 yılında açıklandı. Bir Papa’nın maiyetiyle birlikte bir dağa tırmanırken öldürülmesini içeren bu sır 13 Mayıs 1981 günü Papa 2. John Paul’ün suikast girişimiyle ilişkilendirildi. Papa, kendisini koruyanın Meryem Ana olduğunu açıklamıştı. 

Koruyucu Annemiz

13 Mayıs, Fatima’da Meryem Ana Bayramı olarak kutlanılır. Bu gün, Tesbih dualarınızı ihmal etmemeyi, Meryem Ana’nın şefkatine sarılmayı bir kere daha hatırlamanız gereken bir gündür.

Bir anne için evladını çarmıhın üzerinde görmek en büyük acıdır. Kalbine ok saplanan Meryem, bir evlat kaybetmiş ama milyonlarcasını kazanmıştı. Rab’bin verip, yine onun aldığını bilerek, sebat göstermiş, imanını zayıflatmamıştı. 

Rab verdi, Rab aldı… 

Bir gün Cennet’te ölümlü bedenlerden sıyrılıp oğluna kavuşacağı günü biliyordu. Üç küçük çocuğa da Cennet  müjdesi vermişti. 

Bir anne olarak oğlunun diri olduğunu müjdelerken, dünyadaki evlatlarını da unutmamıştı. Onları uyarmak için gelmiş, ışığını gösterip imanlıların inancını daha da güçlendirmişti. 

Günahlardan tövbe etmek için her zaman kapısını açık tutan Rab, dünyaya her gün seslenmeye devam ediyor.

Sabah ve akşam Rab’be seslenmeyi, Meryem Ana’ya selam vermeyi unutmayalım.

Selam Sana,

Allah’ın en sevgili kulu Meryem

Rab seninledir.

Kadınların en mübareği sensin

Ve mübarektir senin evladın İsa

Aziz Meryem, Allah’ın annesi

Biz günahkarlar için şimdi ve ölüm saatimizde dua eyle

Amin.

Celestina Gökçe
BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt