Koşulsuz Sevginin İzinde: Maximilian Kolbe

“İtaat, ilahî iradeyi bize kesin olarak gösteren şeydir”

Polonyalı bir genç olarak yüzünü Allah’a çevirdikten sonra sevgi ve fedakarlığı insanlığa öğreteceğini biliyor muydu küçük Raymond? Kutsal çağrıyı aldığında Meryem’in şövalyesi olarak İsa’yı cömertçe sevmeye hazırdı. Kendini Allah’a adaması gerektiğini hemen keşfetti ve Aziz Fransua’nın izinden giderek, dini erdemleri özümsemek üzere inzivaya çekildi. 

Kardeş Maximilian, ruhunu Mesih’in sevgisine ve fedakarlığına açtı. Söz’ün, kendini bildiren Allah sevgisinin son noktasını ve Allah’a atıfta bulunan yaratıkların sevgisinin birleşme noktasını oluşturduğu bir dünyayı keşfetti. Lekesiz Meryem’in himayesi altında Allah’ın Krallığını inşa etmek ve savunmak için Allah’ın Annesine yenilenmiş bir evlatlık sundu. 

Mesih İsa’nın ikişer ikişer gönderdiği öğrenciliğini ve Allah’a olan saf itaatini kusursuzca yaşamayı diledi. (LUKA 10:1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği her kente, her yere kendi önünden gönderdi.) 

Kendi dünyasının sınırlarını da zorlayarak Japonya’ya kadar uzanan kentleri ziyaret etti. Meryem Ana’ya ithaf edilmiş, koruyucusu ve güvencesi Meryem olan iki kent inşa etti. İlahi amacının ve Havariliğin en üstün itaat örneğiyle adımlarını O’nun yolunda attı. “Yalnızca Allah yeter!” diyerek Fransisken kültürünün ve İsa’ya benzemenin itici gücüyle kardeşlerine ve kendisine gelenlere alçakgönüllü bir kardeş oldu. 

Tıpkı Mesih İsa gibi gözünü kırpmadan kendisini feda etmekten çekinmedi. Çünkü koşulsuz sevginin dünyanın tek kurtuluşu olduğunu biliyordu. Sevgi olan her şeyde iyiliğin ve barışın da olacağını anlamış, bunu dünyevi bedenini feda ederek kanıtlamıştı. 

Ayartılmalara Kanmayan Saf Bir Kalp…

17 Şubat 1941’de tutuklanan ve Nazizmin en acımasız etkilerine tanıklık eden Maximilian Kolbe, Nazi gardiyanları tarafından ilk işkencelere maruz kaldığı Pawiak hapishanesinde kilitlendi. 28 Mayıs’ta kötü şöhretli Auschwitz toplama kampına transfer edildi. 

Peder Kolbe’nin ölüm kampının çeşitli bloklarındaki varlığı, inanca tanık olan, başkaları için hayatını vermeye hazır olan hayırseverliğin evanjelik bir tanığı ve Allah’nın elçisi olan Fransisken dindarlığının varlığıydı. 

Kardeşleri için barış ve iyilik, tüm insanları ilahi Annenin sevgisine emanet eden Meryem Ana’nın şövalyesiydi. Pek çok masum kurbanın çektiği acıların aynısını yaşayarak, dua eder ve insanları duaya sevk eder, tahammül eder ve bağışlar, imanı aydınlatır ve güçlendirir, günahkârları temize çıkarır ve umut verirdi.

O karanlık günlerde zindandaki insanlara ışık olmuş bir melek gibiydi. 

14 Ağustos 1941’de, En Kutsal Meryem’in Göğe Yükseliş Bayramı arifesinde insanlık dışı ve Hıristiyanlık karşıtı gaddarlık, onun dünyevi varlığını bir karbolik asit enjeksiyonuyla ezdi. 

Hayatında ona kutsallık tacını sunan Lekesiz Bakire, cennette de zafer tacını sunmak için bekliyordu. Tıpkı çağrısındaki gibi her iki yolu kabul etmiş, her iki yolda da itaat ve sevgiyle ilerlemişti. 

Aziz Fransua’nın ruhsal rehberliğinde anlaşılmaktan çok anladı, sevilmekten çok sevdi ve benliğini vererek kendini buldu, affederek affedildi ve kendini feda ederek sonsuz hayata kavuştu.

Kutsal yaşamının ünü ve Peder Maximilian Maria Kolbe’nin şehadeti tüm dünyaya yayıldı, her yerde hayran kalındı ve yüceltildi. Allah’ın hizmetkarı Maximilian Maria Kolbe’nin kahramanca erdemleri ve şefaatine atfedilen mucizeler üzerine kanonik denemeler ve incelemelerden sonra, Papa VI. Pavlus 17 Ekim 1971’de onu Kutsanmış ve 10 Ekim 1982’de Papa II. John Paul onu bir aziz ve şehit olarak ilan etti.

Kardeş Maximilian tarafından eğitilen ve yönlendirilen rahipler de Günahsız Doğuma Adanma ruhu içinde Aziz Fransua kuralına uygun olarak yaşarlar ve hepsi yayıncılıkta ve diğer sosyal iletişim araçlarının kullanımında iş birliği yapar. 

Mülteci, yaralı, zayıf, aç, cesareti kırılmış, Hıristiyan ve Musevileri her türlü maddi ve manevi teselliyi sunduğu manastıra kabul eder. 

Lekesiz Meryem’in şövalyesi, bizim için dua et. Bizler de senin gibi saf sevgiyi ve fedakarlığı öğrenelim…

 

 

Lekesiz Bakire, 

Yerin ve Göğün Kraliçesi,
Günahkarların Sığınağı ve
Allah’ın tüm merhametini verdiği çok sevecen Anne,

İşte ben zavallı günahkar buradayım.

Sana yalvarıyorum,

Bütün varlığımı senin kabul et,

Ruhumda ve bedenimde,
hayatımda, ölümümde ve ezeliyetimde kendi isteğine göre senin olarak kabul et ;
Beni yönlendir,

Benden dilediğin gibi yararlan ki senin hakkında söylenenler sonunda gerçekleşsin:

“Kadın yılanın başını ezecek. Bütün dünyadaki sapkınlıkları bir tek sen yeneceksin”.

Merhamet ve saflık akan ellerinde pek çok kayıp ruhu canlandırmaya ve kurtarmaya sevgiyle aracı olabilirim.

Böylece İsa’nın ilahi krallığı sonsuza kadar yaşayacaktır

Senin lütfun İsa’nın ilahi kalbinden ellerine akıyor

Senin varlığın kaybolmuş ruhları dönüştürüp ve kutsallaştırıyor.

İlahı lütuf senin ellerinden hepimizin üzerine aksın

Amin.

 

(Kardeş Maximillian Kolbe)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt