Tartışmacı ‘Süryani Meryem Ana’ Bizim İçin bir Model

Kutsal Kitap’ta yazılmayan, açıklanmayan detayları hiç düşündünüz mü? Mesela melek ona gelip, ‘Bakire olduğun halde bir çocuk doğuracaksın ve o Mesih olacak!’ dediği zaman Meryem Ana ne hissetti ne düşündü? Ya da haçta İsa’nın yanında ölen iyi haydut cennete varınca melekler onu nasıl karşıladılar?

Bu makalede bu tip sorulara farklı bir bakış açısından bakacağız. Çok eskiden bu topraklarda, yani Anadolu topraklarında yaşamış ve kiliseler kurmuş olan Hristiyan Süryanilerin yardımıyla bu sorulara bakacağız. Özellikle Süryani kilise babalarının Meryem Ana ve melek arasındaki o diyaloğu nasıl anladıklarını gözden geçireceğiz.

Meryem Ana’nın bizler için bir model olduğunu göreceğiz; Meryem Ana bize özellikle ruhsal savaşları nasıl kazanabileceğimizi gösteriyor.

Süryaniler ve Hristiyan Şiirleri

Süryanice, Mesih İsa’nın konuştuğu Aramice diline ait bir lehçedir. I. ve II. yüzyıllarda Edessa şehrinde (bugünkü adıyla Şanlı Urfa’da) gelişir. Oradaki halk Hristiyan olduktan sonra, imanlarını ve dillerini Irak, İran, Hindistan ve Çin’e kadar yaymışlardı.

Süryani kilisesi ilk yüzyıllarında kutsal kitabı okumak, dua etmek ve imanlarını yaymak için şiir kullanıyorlardı. Liturjik duaları, ilahileri ve vaazları bile çok yaratıcı şiir şeklinde kuruyorlardı. Üç tarz şiir türüne değineceğiz bu makalede:

(1) Öğretiş ilahileri (madroshe)

(2) Diyalog şiirleri (sogyotho)

(3) Şiirsel vaazlar (memre)

 

Öğretiş İlahileri (Madroshe)

Öğretiş ilahilerin en fazla tanınan yazarı Aziz Efrem IV. yüzyılda ilk önce Nüsaybin ve ondan sonra Şanlı Urfa’da yaşamıştır. Özellikle Nüsaybin’de kendilerini Hristiyan olarak tanıtan bir sürü farklı grup vardı. Buna karşın çoğu grup Kutsal Kitap’a aykırı ve evrensel kilisenin öğretisine karşı düşüncelere sahipti. Efrem’in katıldığı grup ise evrensel kilisenin öğretisine kabul ediyordu. Üstelik Efrem’in Episkoposu Pavlus birinci İznik konseyine katılmıştı (325). Pavlus, Efrem’in çok yetenekli ve armağanla dolu bir genç olduğunu görüp, ona kilisede öğretmenlik görevini verdi.

Efrem çok yaratıcı bir şekilde yanlış din düşünceleriyle mücadele etmek için ilahiler yazmaya başladı. Bu ilahileri ve özellikle onların kısa, özetli ve anlamlı nakaratlarını öğretmek için kilisede korolar kurdu. Hem erkekler hem kadınlar çok aktifti Efrem’in kilisesinde ve bu nedenle kadınların meydana getirdiği koroları da kurdu. İnsanlar belki çok yüksek ilahiyatı bilmiyorlardı ama Efrem’in ilahilerini kilisede müzik eşliğinde öğrenip, sonra evlerinde ve dışarda arkadaşlarına söyleyebiliyorlardı. Böylece Efrem hem kendi kilisesinin üyelerinin imanını geliştirdi, hem de gerçek imanın yayılmasını sağladı.

Efrem Meryem Anaya çok büyük bir ilgi ve saygı gösterdi yazılarında. Efrem’in Kilise Üzerinde 46. öğretiş ilahisinden Meryem Ana ve Havva’yı karşılaştıran iki satıra bakalım

 

Kilise Üzerinde İlahiler 46 (2 satır)

Görkemli Havva küçümsenmiş ve zayıf yılana karşı,

(yıllanın) sözleri oldukça tartışmalı ve denendiği zaman ateş içinde

Yanlışlığı kanıtlanabilir olmasına rağmen

Onlara karşı çıkma isteği yoktu içinde

Havvanın görkemi ve yılanın aşağılık olmasına rağmen

Titremeden yücelerden gelen melekten (açıklama) dileyen,

ve korkmadan (meleği) sorgulayan Meryem’e hayranla bakalım,

Havva budala ve aşağılık yılanı sorgulamak istemedi.

Bakire (Meryem) ise Cebrail’e karşı geldi.

 

Efrem bu ilahide neden Meryem Ana’yı ve Havvayı karşılaştırıyor? Belki hatırlarsınız Havva yasak olmasına rağmen yıllana güvenip Allaha itaat etmiyor ve ağaçtan, yani yasak olan meyve den yiyor; böylece ilk günah dünyaya giriyor. Meryem Ana‘nın olayı biraz farklı. Melek Cebrail Meryem’e gelip, Mesih İsa senden doğacak ve bütün insanlar için bir kurtarıcı olacak dediğinde Meryem meleğe bir soru soruyor: Ben bakireyim, bir çocuğum nasıl olur? Melek bir açıklama veriyor: Allah tarafından, Kutsal Ruh aracılığıyla, bir mucize olacak. Sonuç olarak Meryem kabul ediyor

İşte Efrem bu iki ayrı hikayeyi, iki ayrı bölümü, iki çok farklı kadını bir araya getirerek karşılaştırıyor. Aralarındaki fark nedir ona göre? Birisi itaatkar birisi itaatsiz, sadece bu değil. Daha ince bir şekilde derinlere iniyor Efrem. Birisi (Havva) ona gelen Ruhsal varlığı (çünkü yılanın şeytan olduğuna inanayoruz) yeterince sorgulamadı, öbürü ise (Meryem) yeterince sorguladı.

Devamı için Diyalog Şiirleri

Kardeş Andrew

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt