Diyalog Şiirleri (Sogyohto)

Süryani hristyanlar başka bir soru daha soruyorlardı: Kutsal Kitap’taki boşluklarda neler oluyor? Yani anlatımın boşluklarını bir şekilde hayal edip, orda ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.

Yuhanna 21:25 İsa’nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.

Mesela ilk başta sorduğumuz soruyu düşünelim: Mesih İsa’nın yanında ölen o iyi dediğimiz haydut, cennete varınca, melekler bu hırsızı nasıl karşıladılar? İsa’dan önce haydutlar cennete giriyorlar mıydı?

Bu ve buna benzer sorulara bir cevap bulmak için diyalog şiirleri yazıp liturjilerinde dua olarak kullanıyorlardı. Diyalog şiirleri normalde Kutsal Kitap’tan iki kişinin tartışmasını içeriyor. Şiirde bu iki kişi sırayla konuşuyor; bir satır birinci kişi, ikinci satır ikinci kişi ve böyle devam ediyor. Diyalog şiirleri genelde 50 satırdan oluşuyor.

Diyalog şiirler çoğunlukla ve yaygın olarak Kutsal Kitap’ta anlatılmayan ve bizim tarafımızdan boşluklar olarak değerlendirilen noktaları doldurmak için kullanılıyordu. Bize yansıtılmayan düşünceler, sözler veya davranışları anlamaya çalışıyordu. Diğer yandan çok etkili bir şekilde ilahiyatı öğretiyordu. Aynı zamanda da insanları Tanrı’ya yaklaştırmak için cemaatsel olarak dua olarak kullanılmaktaydı. Diyalog şiir duaları normalde iki koro arasında söyleniyorlar (Melek ve iyi haydutun iki diakon tarafından seslendirilmesi bildiğimiz kadarıyla bir istisnadır). Özellikle Noel ve Paskalya bayramından önceki haftalarda gece dua sırasında söylenirler.


İsterseniz bizde bir tanesini beraber söyleyelim, beraber dua edelim. Aşağıda melek ve Meryem Ana arasında gerçekleşen buluşmayı hayal eden bir diyalog şiiri var.

11. MELEK:
Bakire’ye Bekçi şöyle dedi:
Selamet seninle olsun, Allah’ın annesi
Kutsanmış olan sensin genç kadın
Ve Kutsaldır senin içindeki meyve

12. MERYEM:
Meryem şöyle der: Kimsin sen Efendi?
Ve nedir söylemek istediğin?
Söylediğin şey benim için uzaktır bana
Ve anlamı hakkında yoktur fikrim

13. MELEK:
Ey kutsanmış kadın, senin içindeki mutludur
En yüce olan içindedir, korkma,
Senin içinde Lütuf aşağılara eğilmiştir
Tüm dünyaya merhamet dağıtmak için

14. MERYEM:
Yalvarırım efendim, üzme beni
Ateşlerle giyinmişsin; yakma beni lütfen
Bana söylediklerin bana yabancıdır
Ve ne demek olduğunu idrak etmem mümkün değildir.

15. MELEK:
Baba bana açıkladı ve şimdi ben de sana bildiriyorum
Paylaşılmış bu gizemi sana
O’nunla ve O’nun oğlu arasında, O beni gönderdiği anda
Senin aracılığınla tüm dünyaya parlayacak

16. MERYEM:
Alevden yapılmışsın, korkutma beni
Ateşlere sarılmışsın korkutma beni
Ey ateşli kimse sana neden inanayım
Bana söylediğin bu şeylerin hepsi bana tamamen yenidir

17. MELEK:
Eğer karşılık verseydin çok şaşırtıcı olurdu,
Çünkü senin rahminde kalmak isteyen
En Yücenin rahme düşüşünü anlatan
Sana getirdiğim mesajı iptal ederdi.

18. MERYEM:
Korkuyorum efendim seni kabul etmeye,
Çünkü annem Havva
Arkadaş gibi konuşan yılanı kabul ettiğinde
Önceki yaşadığı şanından alınıp götürülmüştür.

[…]

35. MELEK:
Babadan gönderildim ben
Bu mesajı sana iletmek ve onu buna zorlayan sevgisi için
Öyle ki O’nun oğlu senin rahminde yer bulsun
Ve senin üstünde de Kutsal Ruh yer bulsun

36. MERYEM:
Bu durumda Ey Bekçi, cevap vermeyeceğim
Eğer Kutsal Ruh bana gelecekse,
Ben O‘nun hizmetkarıyım ve O güç sahibidir
Dediğin gibi olsun.

[…]


Bu çok kısa alıntıda yazar, Meryem Ana’nın hissettiklerini hayal etmeye çalışıyor ve aynı zamanda Kutsal Kitabı bir bütün, tek bir kitap olarak okuyor. Havva ve Meryem arasındaki o sembolizm ‘tipolojik’ yorumlama mantığını içeriyor ve çok somut bir soruya cevap veriyor: Meryem Ana neden Meleğe soru soruyor? Çünkü O, Havva gibi yanlışlıkla şeytanı kabul etmek istemiyor.

Sonunda bu bir dua olduğu için, bizlere itaat etmeyi de öğretiyor. Aynı zamanda çok güzel bir pedagojiye sahip. Biz Meryem Ana’nın satırlarını okuyarak, dua ederek, kendimizi onunla özdeşleştiriyoruz ve Onunla aramızda bir bağlantı kuruyoruz. Biz de bize gelen mesajları, düşünceleri dinlemeyi ve sorgulamayı, hangi soruları sormamız gerektiğini öğreniyoruz.

Hangi cevap Meryem Ana’yı sakinleştiriyor? Melek ne zaman Mesih İsa’dan ve Kutsal Ruh’dan bahsediyor işte o zaman Meryem Ana sakinleşiyor ve gelenin Tanrı’dan olduğunu anlıyor. Bu durumda bizim gördüğümüz anahtar cevap bu; Mesih İsa ve Kutsal Ruh. Bu diyalog bizleri konuşmamızın ikinci ve son hedefine getiriyor: Bu durumda Meryem Ana’nın bizim için nasıl bir örnek olduğunu anlamamıza, özellikle de ruhsal savaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini gösteriyor.

Devamı : Şiirsel Vaazlar
BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt