Fransua’nın Tüm İnananlara Mektup

(1) Bütün Hıristiyanlara, ruhbanlara, pederlere ve laiklere, erkeklere ve kadınlara, dünyada ikamet eden herkese, ben rahip Fransua, onların kulu ve kölesi, gökyüzünden huzur ve Tanrı’nın samimi merhametini diliyorum.
(2) Herkesin hizmetkarı olduğum için, herkese hizmet etmek ve Tanrı’mın mis kokulu sözlerini iletmek zorundayım. (3) Bu nedenle herkesi tek tek bedenimin hastalığı ve zayıflığı nedeniyle ziyaret edemeyeceğim için Baba’nın sözleri olan Efendimiz İsa’nın sözlerini ve ruh ve hayat olan Kutsal Ruh’un sözlerini size bu mektup ve mesaj ile iletmeyi öneriyorum.  Eğer ben herkesin kölesi isem, herkese kölelik etmeliyim ve Rabbimin sözlerini uygulamalıyım.

I. BABANIN SÖZÜ
(4) İlahi Yüce Baba’mız, senin aziz meleğin Cebrail aracılığı ile, aziz ve yüce Bakire Meryem’in rahminde o kadar saygıdeğer, aziz ve yüce olan Baba’nın Kelamı iletildi, ve onun rahminden insanlığımızın kırılganlığının gerçek etine büründü.
(5) Her şeyin üzerinde zengin olan o bu dünyada çok kutsal olan annesi, Meryem’le birlikte fakirliği seçmek istedi.
(6) Ve, ölümünden yakın zaman önce, Paskalya’yı havarileri ile birlikte kutladı, ve ekmeği alarak teşekkür etti, onu kutsadı ve şunları söyleyerek onu böldü: “Alın ve yiyin, bu benim bedenim”. (7) Ve kadehi alarak şöyle dedi: “bu benim sizin ve daha nicelerinin günahlarının affedilmesi  için dökülecek olan yeni antlaşmanın kanıdır “. (8) Sonra bunları söyleyerek Tanrı’ya dua etti: ” Baba, mümkünse benden bu kadehi uzaklaştır“. (9) Ve onun teri yerden akan kan damlalarına benzedi. (10) Yine de Tanrı’nın istediğini kendi isteğinin yerine şöyle diyerek koydu: “Baba, senin isteğin olsun; benim istediğim gibi değil, senin istediğin gibi olsun“.
(11) Bize verilen be bizim için doğmuş olan Kutsal ve Şanlı Oğlu’nun kendini kurban olarak sunması ve haç’ın sunak masasının kurbanı olması Peder’in isteği oldu. (12) Bütün her şeyin aracılığı ile yaratıldığı kendisi için değil, bizim için öldü (13) ve Onun izinden gitmemiz için bize örneğini bıraktı. (14) Hepimiz O’nun aracılığı ile kurtulalım, temiz kalp ve iffetli beden ile O’nu kabul edelim istiyor.
(15) Ama O’nu kabul etmek isteyen ve boyunduruğu yumuşak ve ağırlığı hafif olmasına rağmen O’nun vasıtasıyla kurtulmak isteyenlerin sayısı azdır.

II. TANRININ BUYRUKLARINA UYMAK İSTEMEYENLER HAKKINDA.
(16) Efendimiz’in ne kadar yumuşak olduğunu tatmak istemeyen ve karanlığı aydınlığa tercih edenler Tanrı’nın buyruklarına uymayı reddederek, lanete uğrarlar; (17) peygamber onlar hakkında şöyle der: “Senin emirlerinden uzaklaşanlara yazıklar olsun“. (18) Oysa, Tanrı’yı sevenler ve İncil’de dediklerini yapanlar mutlu ve kutsanmıştırlar: “Tanrı’nı bütün kalbinle ve ruhunla ve komşunu da kendin gibi seveceksin “.

III. TANRI SEVGİSİ VE İNANCI.
(19) O halde Tanrı’yı sevelim ve saf bir kalple ve zihinle ona tapalım, çünkü kendisi bunu her şeyin üstünde arayarak, şöyle dedi: Gerçekten tapanlar Baba’ya ruhta ve gerçekte tapanlardır.  (20) Gerçekten O’na tapanların hepsinin, gerçeğin ruhunda O’na tapmaları gerekir.
(21) Ve ona gece – gündüz şöyle diyerek övgüler yağdıralım ve dua edelim: “Göklerde olan babamız“, çünkü her zaman yorulmadan dua etmemiz gerekir.

IV. GÜNAHLARI İTİRAF ETME HAKKINDA.
(22) Rahibe bütün günahlarımızı itiraf etmemiz ve ondan Efendimiz İsa Mesih’in beden ve kanını almamız gerekir. (23) Etinden yemeyen ve kanını içmeyen, Tanrı’nın krallığına giremez. (24) Layıkıyla onu yemeli ve içmeli, çünkü layık olmadan onu alan, yani Efendimiz’in bedenini diğer yemeklerden ayırt etmeyen Efendimiz’in bedenini ayırt etmeden yargısını  yer ve içer.
(25) Ayrıca, kefarete layık meyveler üretelim.  Ve komşularımızı kendimiz gibi sevelim. (26) Eğer biri onları kendi gibi sevemezse, (27) en azından onlara kötülük değil, iyilik yapsın.

V. MERHAMETLE YARGILAMAK.
(28) Başkalarını yargılama yetkisine sahip olanlar, kendilerinin de Tanrı’dan merhamet istediği gibi merhametle yargıyı denesinler; (29) gerçekten yargı acımayanlar için acımasızca olacaktır.
(30) O halde merhamet ve alçakgönüllülüğe sahibiz ve sadaka veriyoruz, çünkü sadaka günahların çirkinliğinden ruhu temizler. (31) İnsanlar gerçekten bu dünyada bıraktıkları her şeyi kaybederler, ama ödüllendiren ve adil karşılık veren Tanrı’dan merhametlerinin ve sadakalarının karşılığını alıp beraberlerinde götürürler.

VI. BEDENSEL VE RUHANİ ORUÇ HAKKINDA.
(32) Ayrıca oruç tutmak ve kötü huylardan, günahlardan ve yeme ve içmede aşırılıktan kaçınmalı ve Katolik olmalıyız.  (33) Ayrıca sık sık kiliselere gitmeli, rahiplere,  günahkar olsalar da, kendileri için değil, ama altarda kurban edilen ve diğerlerince benimsenen ve dağıtılan İsa’nın beden ve kanının misyonu ve yönetimi için saygı duymalı ve saygı sunmalıyız.
(34) Ve rahiplerin söylediği, duyurduğu ve yönettiği aziz kelimeler ve Efendimiz İsa’nın kanı olmaksızın hiç kimsenin kurtulamayacağına tamamen ikna olalım. (35) Ve sadece onlar bunu  yönetmeliler, başkaları değil.
(36) Özellikle dünyadan elini eteğini çekmiş olan din adamları, bunları bir kenara atmaksızın başka daha büyük şeyler de yapmalılar.

VII. DÜŞMAN SEVGİSİ HAKKINDA.
(37) Bedenlerimizden kötülükleri ve günahları nedeni ile nefret etmeliyiz, çünkü İncil’de Efendimiz şöyle der: Bütün kötü şeyler, kötülükler ve günahlar yürekten çıkar.
(38) Düşmanlarımızı sevmeli ve bizden nefret edenlere yardım etmeliyiz.  (39) Efendimiz İsa’nın söylediklerine ve tavsiyelerine uymalıyız.  (40) Ayrıca kendimizi reddetmeli ve bedenlerimizi her bireyin Tanrı’ya söz verdiği gibi hizmetin boyunduruğu altına sokmalıyız.

VIII. EMİR VERİRKEN ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK HAKKINDA.
(41) Ve hiç kimse kendini suç ve günah işleyen birine itaat etmeye zorunlu hissetmesin.             (42) Ayrıca itaat altına giren kişi ve hem en büyük hem de en küçük gibi olan, başka kardeşlerinin kölesi olan başrahip; aynı durumda olsaydı kendisine de uygulanmasını istediği merhameti kullansın ve ona sahip olsun.
(44) Ve kardeşin işlediği günah için ona kızmasın, ama onu uyarsın ve sabır ve alçakgönüllülükle onunla yüzleşsin ve desteklesin.

IX. TEN BİLİNCİNDEN KAÇINMA HAKKINDA.
(45) Ete ilişkin olarak bilgili ve temkinli olmak zorunda değiliz, ama daha çok saf, alçakgönüllü ve temiz olmalıyız. (46) Bedenlerimize alçakgönüllülükle ve iğrenerek bakmalıyız, çünkü biz suçumuz yüzünden, peygamberin ağzından Efendimiz’in dediği gibi  zavallı, çürük ve solucanlarız: “Ben bir solucanım ve insan değilim, insanların alçağı ve toplumun alay kaynağıyım “.
(47) Asla başkalarının üstünde olmayı istememeli, ama buna karşın Tanrı sevgisinden dolayı her insana kul köle olmalıyız.
(48) Ve bu şekilde davrananlar, sonuna kadar böyle şeyler yapıp ve onları içinde koruyanlar , Efendi’nin Ruh’u onların üzerine konacaktır, ve o ikametgahını ve evini orası yapacaktır. (49) Ve onlar ilahi Baba’nın çocukları olacaklardır, onlar Efendimiz İsa’nın işlerini yapacaklar, (50) eşi, kardeşi ve anneleri olacaklardır. (51) Kutsal Ruh’un işi için İsa ile sadık ruh birleştiğinde biz eşler oluruz.  (52) Ve O’nun Gökteki Babası’nın isteğini yapınca kardeş oluruz. (53) Onu yüreğimize, sevgi ve saf ve temiz bir bilinçle ile bedenimize götürdüğümüzde ve onu başkaları için parlayacak bir örnek olarak azizlikle yarattığımızda anne oluruz.
(54) Ah, ne kadar şanlı, kutsal ve büyüktür gökyüzünde bir Baba’ya sahip olmak!
(55) Ah, ne kadar aziz, teselli edici, güzel ve hayranlık uyandırıcıdır böyle bir güveye sahip olmak!
(56) Ah, ne kadar aziz, kıymetli, zevkli, alçakgönüllü, barış yapıcı, tatlı ve hoş ve her istenilenin üstündedir  koyunları için hayatını veren ve bizim için Tanrı’ya şöyle dua eden bir kardeş ve oğla sahip olmak:” Aziz baba, adında bana verdiklerinin bekçisi ol. (57) Baba, dünyada bana verdiklerinin hepsi senindi ve sen onları bana verdin. (58)  Ve bana verdiğin sözlere gelince, ben onları onlara verdim; ve onlar onları benimsediler ve gerçekten senden geldiğimi tanıdılar ve beni senin gönderdiğine inandılar.  Ben onlar için dua ediyorum, dünya için değil.  Onları kutsa ve azizleştir.  (59) Ve onlar için kendimi kutsuyorum, bizim olduğumuz gibi bir birlik oluşturmaları için. (60) Ve Baba, benim olduğum yerde krallığında yüceliğimi görmeleri için onların da benim yanımda olmalarını istiyorum “.

X. ALLAH’A YAPILMASI GEREKEN ÖVGÜ
(61) Bizim için çok acı çeken, birçok lütuf yaratan ve yaratmaya devam ettiği için, göklerde, yeryüzünde, denizde ve uçurumların derinliklerinde yaşayan her yaratık Tanrı’yı övsün, yüceltsin onurlandırsın, kutsasın; (62) çünkü O, bizim erdemimiz ve gücümüzdür.  Yegane iyi olan O, yegane çok yüce, yegane her şeye gücü yeten, hayran olunacak olan, şanlı ve yegane aziz olan, sonsuz yüzyıllar için övgüye layık ve kutsal olan O’dur. Amin.

XI. PİŞMAN OLMAYANLAR HAKKINDA.
(63) Oysa tövbe etmeyenler, ve Efendimiz İsa’nın bedenini ve kanını almayanlar  ve (64) kötülük yapıp günah işleyenler, kötü şehvetin ve kötü isteklerin arkasından gidenler ve söz verdikleri şeylere sadık kalmayanlar ile (65) dünyaya,  kendi bedenlerine, tensel içgüdülerle, dünya endişeleri ve çareleri, bu hayatın çareleri ile hizmet edenler, (66) akılları ile hizmet ettikleri, evlatları oldukları ve işlerini yaptıkları şeytan tarafından aldatılanlar, Efendimiz İsa Mesih olan gerçek ışığı görmediklerinden kör olanlardır.
(67) Bu saydıklarımızın ruhsal bilgelikleri yoktur, çünkü Baba’nın gerçek bilgisi olan Tanrı’nın Oğlu’na içlerinde sahip değildirler. Kutsal Yazılar onlar hakkında şöyle der: “Bilgelikleri yıkılmıştır“. (68) Onlar kötülüğü görürler, tanırlar, bilirler ve yaparlar ve bilinçli bir şekilde ruhlarını kaybederler.
(69) Görün, ey körler, düşmanlarınızca aldatılmış olarak, yani, et, dünya ve şeytan tarafından aldatılmış olarak beden için günah işlemenin tatlı ve Tanrı’ya hizmet etmenin acı olduğunu, çünkü bütün kötü şeyler, kötülükler ve günahlar Efendimiz’in İncil’de dediği gibi insanların kalbinden çıkar ve ilerler. 
(70) Ve böylece ne bu dünyada ne öbür dünyada hiçbir şeye sahip olamazsınız.  (71) Uzun süre bu yüzyılın boş şeylerine sahip olduğunuzu zannedersiniz, ama yanılırsınız, çünkü düşünmediğiniz, bilmediğiniz ve dikkate almadığınız o gün ve saat gelecektir.

XII. ÖLÜM DÖŞEĞİNDE TÖVBE ETMEYEN KİŞİ
(72 – 73) Beden hastadır, ölüm yaklaşır, akrabalar ve dostlar koşar ve şöyle derler: “Hazırlan”. İşte, onun karısı, çocukları, akrabaları ve dostları ağlıyormuş gibi yaparlar.
(74) Ve o, gözlerini kaldırarak, onları ağlarken görür ve kötü bir duyguca teşvik edilerek, içinden düşünerek şöyle der: “İşte, ruhumu ve bedenimi ve bütün eşyalarımı ellerinize bırakıyorum”.
(75) Gerçekten bu adam lanetlidir, çünkü böyle ellere güvenini yerleştirir, ruhunu, bedenini ve bütün mallarını emanet eder. (76) Öyle ki Tanrı, peygamberin ağzıyla şöyle der: ” İnsana güvenen insana lanet olsun“.
(77) Ve hemen pederi getirtirler.  Peder ona sorar: “Bütün günahlarınız için kefaret ister misiniz?”. “Evet” diye cevap verir: (78 – 79) “Bütün suçların ve hile kullandığın ve insanları aldattığın şeyler için yapabildiğin gibi elindekilerle karşılık vermek ister misin?” Şöyle cevap verir: “Hayır”. Ve  peder şöyle der: “Neden hayır?” (80) “Çünkü sahip olduğum her şeyi akrabaların ve dostların eline bıraktım” der. (81) Ve sesi zayıflayarak acı bir ölüme dalar.
(82) Ama her yerde ve her şekilde bir adamın kutsal açıdan tatmin olmadan ölümcül günah içinde öldüğünü ve onu yapabilip yapamamasını, şeytanın ruhunu bedeninden hissetmeyen kimsenin bilemeyeceği kadar çok büyük sıkıntıyla ve acıyla çaldığını hepimiz biliyoruz. (83) Ve bütün yetenekler ve otoriteler ve sahip olduğuna inandığı ilim, ondan alınmıştır.  (84) O, onları akrabalarına ve arkadaşlarına bırakır, ve onlar malvarlığını alır paylaşırlar ve şöyle derler: “Ruhuna lanet olsun, çünkü sahip olduğundan daha çok bize verebilir ve edinebilirdi! “. Solucanlar bedenini yedi; (85) ve böylece o adam bu kısa hayatta ruhunu ve bedenini kaybetti ve sonsuza dek işkence göreceği cehenneme gidiyor.
Peder, Oğul ve Kutsal Ruh adına. Amin.
(86) Ben rahip Fransua, en küçük kulunuz, size dua ediyorum ve yalvarıyorum, merhamet olan Tanrı’da, ve ayaklarınızı öpme arzusuyla, Efendimiz İsa’nın bu ve diğer sözlerini alçakgönüllülük ve sevgi ile karşılamalısınız, gerçekleştirmelisiniz ve uymalısınız.  (87) Ve okumayı bilmeyenler, sık sık kendilerine okuttursunlar ve dünyanın sonuna dek uygulayarak ezberlesinler, çünkü onlar ruh ve hayattırlar.
(88) Ve bunu yapmayanlar, ahret gününde İsa’nın mahkemesinde hesap verecekler.  (89) Ve iyi niyetle  onu karşılayanlar ve anlayanlar ve başkalarına kopyalarını gönderenler, eğer onda dünyanın sonuna kadar sebat ederlerse, onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh kutsayacaktır.  Amin.

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt