İyi mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum.

Pavlus gökteymiş gibi hapishanede kalıyordu ve yarışmalarda ödül alanlardan öte bir memnuniyetle dayak yiyor ve yaralanıyordu: acıları ödüllerden daha az sevmiyordu. Çünkü acıları ödül kadar değerlendiriyordu ve bu yüzden onlara tanrısal lütuf diyordu. Oysa bunu hangi anlamda söylediğine dikkat et: Hiç kuşkusuz vücuttan kurtarılıp, Mesih’le birlikte olmak bir ödüldü (Flp. 1, 23). Vücudun içinde kalmak ise sürekli bir mücadele idi. Buna rağmen, Mesih’in sevgisi uğruna mücadele edebilmek için ödülü erteliyordu ve bunu daha çok gerekli sayıyordu.

Mesih’ten ayrı olmak onun için mücadele ve acı yaratıyordu; hatta mücadele ve acının da ötesindeydi. Her şeyin üstünde olan tek ödül Mesih’le birlikte olmaktır. Mesih’in sevgisi uğruna Pavlus birincisini ikincisine yeğledi.
Pek tabi ki bu konuda biri çıkıp, Pavlus’un tüm bu gerçekleri Mesih’e olan sevgisi yüzünden tatlı diye saydığını öne sürebilir. Gerçekten ben de bunu kabul ediyorum. Çünkü bizler için üzüntü kaynağı olan şeyler onun için aksine çok büyük bir şevk kaynağını teşkil ediyorlardı. Fakat neden ben tehlikeleri ve zorlukları anımsatıyorum? Çünkü kendisi büyük üzüntüler içinde bulunup, “Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?” (II. Ko. 2, 29) diyordu.
Şimdi sizden rica ediyorum, bu görkemli erdem örneğini takdir etmekle yetinmeyelim, fakat onu izleyelim. Çünkü salt bu şekilde zaferlerine katılabiliriz.

Bu anlamda konuştuğumuz için, yani Pavlus’un değerlerine sahip olanın aynı ödüllere sahip olacağını dediğimiz için şaşıran varsa, “İyi mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum. Bundan böyle, doğruluk tacı benim için hazır duruyor. Adil yargıç olan Rab, o gün bu tacı bana ve yalnız bana değil, O’nun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine verecektir” (II. Ti. 4, 7-8) diyen Havari’ye kulak verebilir. Herkesi aynı şana katılabilmeleri için nasıl çağırdığını görebilirsin.
Şimdi aynı şanlı taç herkese sunulduğuna göre, sözü verilen o değerlere hepimiz layık olmaya çalışalım.
Onda (Pavlus’ta), bu denli yüce bir şana varmak için hak ettiği, salt erdemlerinin yüceliğini ve üstünlüğünü, yüreğinin güçlü ve kararlı yapısını değerlendirmekle yetinmeyip, her şeyde bize benzer olan doğasında da bakmalıyız. Böylece oldukça zor olan şeyler bize kolay ve hafif görünecek ve bu denli kısa bir zamanda kendimizi zorlayarak, şimdi ve daima yüzyıllar boyunca şan ve güce sahip Rabbimiz İsa Mesih’in lütfu ve merhameti ile o bozulmaz ve ölümsüz tacı taşıyacağız. Amin.

YUHANNA KRİSOSTOMOS (344-407)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.