Tanrı’nın Sözü bitmez tükenmez bir pınardır.

Kim anlayabilir, Rabbim, senin tek bir sözünün zenginliğini?
Anladıklarımız anlamadığımızın yanında bir hiçtir, susamış insanın kaynaktan içtiği su gibi. Sözünün sayısız görünümleri vardır, Onu inceleyenlere açılan ufuklar gibi. Rab sözünü sonsuz güzelliklerle donattı, onu inceleyenler sevdiklerini seçebilsin diye. Ve tüm hazineleri sözünün içine gizledi, içimizden her biri bunları düşündükçe bir zenginlik bulsun diye.

Tanrı’nın sözü bir hayat ağacıdır, ne taraftan bakarsan sana kutsal meyveler sunar, insanoğluna çölde tinsel bir içki sunmak için yarılan kaya gibidir. Havari şöyle der: “Tinsel bir besin yediler, tinsel bir kaynağın suyunu içtiler.”
Bu zenginliklerin birinden nasibini alan kişi, Tanrı sözünde ne bulduysa, sadece o vardır, sanmamalı. Aksine, bunca şeyin içinden ancak bir tanesini bulduğunu bilmelidir. Bu sözle zenginleştiği için sözün yoksul kaldığını sanmamalıdır. Onu tüketemeyeceğini anlayarak zenginliğine şükretmeli. Doyduğun için mutlu ol, ama boyunu aşana üzülme. Susayan kişi içmekten mutluluk duyar, ama kaynağı tüketemediğine üzülmez. Kaynak susuzluğunu gidersin, susuzluğun kaynağı tüketmesin. Kaynak tükenmeden susuzluğun giderilirse, her susadığında tekrar gelip içebilirsin. Ama susuzluğunu giderirken kaynağı tüketecek olursa, zaferin felaketine dönüşür.

Payına düşene şükret, onun dışında kalana üzülme. Alıp götürdüğün nasibindir, ama geri kalan da mirasındır. Güçsüzlüğün nedeniyle şimdi senin olamayan, sebat edersen ilerde senin olacaktır. Bir defada elde edilemeyecek şeyi hemen alıp götürmek gibi kötü bir düşünceye kapılma; yavaş yavaş elde edebileceğinden de umursamazlık yüzünden vazgeçme.

EFREM (SÜRYANİ) (306-373)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.