İsa ile birlikte ölümden geçtiysek, O’nunla birlikte yaşayacağımıza da inanırız.

Havari şöyle der: Dünya benim için çarmıha gerilmiştir, ben de dünya için (Gal. 4, 14). Sonra da yeryüzünde ölüm olduğunu, ama bu ölümün hayırlı olduğunu anlatmak için bizi, “İsa’nın ölümünü vücudumuzda taşımaya” çağırır. Çünkü İsa’nın ölümünü kendinde taşıyan, İsa’nın hayatına da paydaş olacaktır.

Öyleyse ölüm bedenimizde etkinliğini göstersin ki, hayat da etkin olabilsin. Bu hayat, ölümden sonra iyidir; zaferden sonra iyidir; savaş bittikten sonra iyidir. O zaman ten yasası artık ruh yasası ile çatışamaz. Ölüme mahkum bedenin getirdiği çelişki içimizden kalkar; ölümlü vücutta zafer geri kalır. Kendi kendime şu soruyu soruyorum: Ölüm acaba yaşamdan daha güçlü müdür? Beni yüreklendiren Havari’nin kendisidir. Havari şöyle der: Ölüm bizim içimizde etkindir, hayat ise sizin içinizde (II. Ko. 4, 12). Bir tek insanın ölümünden, nice kavim hayata doğdu! Bu nedenle, Aziz Pavlus bize yeryüzünde yaşayanların bu ölüme özenmeleri gerektiğini öğretiyor. Özenelim ki, İsa’nın ölümü vücudumuzda saydamlığa kavuşsun. Bu tür ölüm mutlu ölümdür. Dış insanı yok ederek, iç insanın yenilenmesini sağlar ve yeryüzündeki konutumuzu yıkarak bize göklerdeki konutun kapılarını açar. Bu nedenle kendini tinsel ilişkilerden arındırarak, Peygamber Yeşaya aracılığı ile Rabbin mahkum ettiği bağları koparan kimse ölümden ders almış, ibret almış olur. Yeşaya bu bağlar hakkında şöyle der: Tüm haksız bağları çöz; zorla kabul ettirilen sözleşmelerden doğan yükümlülükleri kaldır; ezilenleri serbest bırak ve tüm alçak yolsuzlukları yok et (Yşa. 58, 6).

Rab, günahın ortadan kalkması için ölümle karşılaşmayı kabullendi; ama doğanın ölümle son bulmaması için de ölülere dirilişi bağışladı. Böylece ölüm günahın sonunu getirirken, diriliş de doğanın devamını sağlayacaktı. Demek oluyor ki, bu ölüm tüm insanlar için bir geçiştir. Senin de sürekli geçmen gerekiyor: Bozulmuşluktan bozulmazlığa, ölümcüllükten ölümsüzlüğe, çalkantılardan sükunete. Ölüm sözünden ürkme, mutlu bir geçişin getirdiği iyiliklere sevin. Ölüm kötülüklerin, sefahatın gömülmesinden, erdemlerin ortaya çıkmasından başka nedir? Bu nedenle Kitap şöyle der: Ruhum doğru insanların ruhları arasında ölüme kavuşsun (Say. 23, 10). Diğer bir deyimle: Ruhum sefahatini gömmek için defnedilsin ve İsa’nın ölümünü bedenlerinde ve ruhlarında taşıyanların lütfuna kavuşsun.

AMBROSİUS (339-397)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt