Koyunlarımı otlat.

Tüm insanların arasında yalnızca Petrus, tüm halkları kurtuluşa çağırmak, tüm Havarilerin ve tüm Kilise Babalarının başı olmak için seçiliyor. Tanrı’nın halkında rahipler ve çobanlar çoktur; fakat herkesin gerçek çobanı, Mesih’in yüce desteği ile Petrus’tur. Sevgili kardeşlerim, Tanrı bu insana büyük ve hayran olunacak ölçüde gücünü verdi. Kilise’nin diğer büyüklerinin onunla ortak bir şeyi paylaşmalarını istediyse de, her zaman onun aracılığı ile başkalarını inkar etmediğini iletmektedir.
Rab, tüm Havarilere kendi hakkında ne düşündüklerini soruyor ve hepsi de aynı yanıtı veriyorlar; öyle ki bu yanıt insanlığın ortak cehaletinin belirsiz ifadesi olmayı sürdürüyor. Oysa Havariler kişisel görüşleri konusunda sorgulandıklarında, Rabbe inancını ilk beyan eden havarilik saygınlığında da ilk olandır.

“Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” diyor ve İsa yanıtlıyor: “Ne mutlu sana, Yunus Oğlu Simun! Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam’dır” (Mat. 16, 16-17). Bunun anlamı şudur: sen mutlusun, çünkü Babam seni eğitmiştir. İnsanların fikirleri ile aldatılmadın, fakat göksel bir esinle eğitildin. Kimliğimi sana et ve kan değil de tekdoğumlu Oğlu olduğum Babam açıkladı sana. İsa devam ediyor: Ve ben sana bunu söylüyorum: yani nasıl ki Babam sana tanrısallığımı açıklamıştır, ben sana saygınlığını belirtiyorum. “Sen Petrus’sun.” Demek ki, ben bozulmaz kaya “iki halkı birleştiren köşe taşı” (bak. Ef. 2, 14-20), kimsenin yerine geçemediği temelsem, sen de taşsın. Çünkü gücüm seni sağlamlaştırıyor. Böylece kişisel ayrıcalığım sana da, katılımla verilmiştir. “Ve ben Kilise’mi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek” (Mat. 16, 18). Yani, bu sağlam temelin üzerinde ebedi tapınağımı inşa etmek istiyorum. Gökyüzüne kadar yükselecek olan Kilisem bu inancın sağlamlığına dayanmalıdır.

Ölümün bağlantılarından bile kurtulan bu iman bildirisini cehennemin kapıları bile engelleyemiyor. Çünkü o, söyleyeni gökyüzüne çıkartan ve inkar edeni cehennemin derinliklerine sokan yaşam sözüdür. Bunun içindir ki, Aziz Petrus’a şöyle deniliyor: “Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak” (Mat. 16, 19). Muhakkak ki bu gücü kullanma yetkisi diğer Havarilere de verilmiş, bu atama kararnamesi Kilise’nin tüm büyüklerine iletilmiştir. Fakat haklı bir nedenle, herkese bildirilecek olan şey birine teslim edildi. Nitekim bu yetki kişisel olarak Petrus’a verildi. Çünkü Petrus’un saygınlığı tüm diğer Kilise başlarınınkini aşıyor.

LEO MAGNUS († 461)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.