Tek bir beden oluşturmak için bizler tek bir Ruh’ta vaftiz olduk.

“Bakın! Ne iyidir, ne tatlıdır hep birlikte kardeşçe yaşamak” (Mez. 132, 1). Çünkü kardeşçe birlikte yaşadıklarında Kilise’nin topluluğunda bir araya gelirler, sevgide ve tek bir istekte iyi geçinirler.Havarilerin vaazların başlangıçlarında bu kuralın çok hissedildiğini ve çok uygulandığını okuyoruz. Nitekim şöyle deniliyor: “İnananların topluluğu yürekte ve düşüncede birdi” (Elç. 4, 32). Gerçekten Tanrı’nın halkına tek bir Peder’de kardeş olduğunu hissetmek, tek bir Ruh’ta tek bir şey olmayı hissetmek, aynı evde uyum içinde yaşamak ve bir bedenin uzuvları olmak uygun düşüyor.

Kardeş gibi bir arada oturmak gerçekten güzel ve tad vericidir. Peygamber, bu huzurlu sevincin örneğini bu şekilde sunuyor: “Başa serpilen değerli koku gibidir, sakal üzerine, Harun’un sakalı üzerine akan ve giysilerinin yakasına dek inen merhem gibidir” (Mez. 132, 2). Harun’un kahinlik kutsaması için kullanılan merhem çeşitli kokularla hazırlandı. Tanrı bu kutsamanın özellikle kahini için yapılmasına hoşnut kaldı ve Rabbimizin de, “arkadaşlarına yeğleyerek” (Mez. 44, 8), görünmez şekilde yağla ovulmasını istedi. Bu kutsal yağ sürme dünyasal değildir. Krallara yapıldığı gibi kokulu yağ ile dolu bir kase ile değil, “sevinç yağıyla” (Mez. 44, 8) ovuldu. Bunun içindir ki Harun,

Yasa gereğince “meshedilmiş” adını almıştır. O halde nasıl ki, bu yağ kime sürülürse sürülsün iğrenç ruhları yüreklerden kovuyorsa, aynı şekilde biz, Tanrı’ya gerçekten hoş gelen sevgi ovmasının aracılığı ile, Havari’nin deyimi ile: “Biz Mesih’in güzel kokusuyuz” (II. Ko. 2, 15). Biz uyuşmayı yayıyoruz. Nasıl ki bu merhem, ilk kahin olan Harun’da Tanrı’ya hoş geldiyse, aynı şekilde kardeşlerin birlikte yaşamaları güzel ve neşe vericidir.

Fakat merhem baştan sakala süzülüyor ve sakal erkeklik yaşının süsüdür. Bunun içindir ki, bizim Mesih’te çocuk gibi olmamız gereklidir. Çünkü anlatıldığı kadarıyla, biz kötülükten yoksun olduğumuzdan dolayı çocuğuz; oysa akılda ve bilgelikte yetişkiniz.
Havari tüm inançsızlara çocuk der; çünkü katı gıda alamadıklarından, halen süte gereksinimleri vardır ve Havari’nin dediği gibi: “Size süt verdim, katı yiyecek değil. Çünkü henüz katı yiyeceği yiyemiyorsunuz. Şimdi bile yiyemezsiniz (I. Ko. 3, 2). Biz ise yetişkin olmalıyız.

HİLARİUS (POİTİER’Lİ) (315 -367)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.