Bir tek vaftiz, bir tek Tanrı ve Peder.

Kardeşlerim, sizi tüm kalbimizle iyi yürekliliğe davet ediyoruz, yalnız kendinize karşı değil, dışardakilere karşı da, ister pagan olsunlar, henüz Mesih’e inanmasınlar, ister bizden ayrılmış olsunlar, vücuttan koptukları halde aynı başı tanısınlar. İstesek de istemesek de onlar bizim kardeşlerimiz. Pederimiz demeye son verdikleri anda, kardeşlerimiz olmaktan çıkarlardı.

Peygamber bazıları hakkında şöyle der: “Kardeşlerimiz değilsiniz diyenlere: Kardeşlerimizsiniz, diye cevap verin.” Bilin bakalım, bunu kimler hakkında diyebiliyor? Paganlar hakkında mı? Hayır, çünkü onların kitaba göre ve Kilise diline göre kardeşlerimiz olduğunu söylemiyoruz. Mesih’e inanmayan Yahudileri mi kastediyor? Aziz Pavlus’u okuyun ve “kardeş” sözcüğünün, Havari onu tek başına kullandığı zaman sadece Hıristiyanları kastettiğini göreceksiniz. “Ya sen, kardeşini niçin yargılıyorsun? Sen, kardeşini niçin hor görüyorsun?” Diğer bir yerde de şöyle der: “Siz haksızlık ve hile yapıyorsunuz, hem de kardeşlere karşı.”

O halde, “Kardeşimiz değilsiniz” diyen Donatistler bize pagan gözü ile bakıyor. Bu sebeple de bizi yeniden vaftiz etmek isterler. Çünkü bize vermek istediklerinin bizde bulunmadığını ileri sürerler. İşte yanılgıları buradan, kardeşleri olduğumuzu inkar etmelerinden kaynaklanıyor. Ancak Peygamber bize neden “Kardeşlerimizsiniz, diye cevap verin” diyor? Sebebi: Biz onların vaftizini kabul ediyoruz ve vaftizi yinelemiyoruz. Onlar ise bizim vaftizimizi tanımayarak, kardeşleri olduğumuzu inkar ediyorlar. Biz onların vaftizini yinelemiyerek, bizimkini ise tanıyarak onlara “Kardeşlerimizsiniz” diyoruz.
Onlar “bizden ne bekliyorsunuz? Ne istiyorsunuz?” diyecekler. Biz onlara “Kardeşimizsiniz” diye cevap verelim. “Bizi rahat bırakın, bizim sizinle bir alıp vereceğimiz yok” diyecekler. Ama bizim sizinle çok alıp vereceğimiz var. Aynı Mesih’e inanıyoruz, tek bir baş altında tek bir vücut olmakla yükümlüyüz.

O halde size yalvarıyoruz, kardeşlerim, süt gibi besleyici, ekmek gibi güç verici bu insan sevgisi adına, Rabbimiz Mesih adına, onun tatlı şefkati adına size yalvarıyoruz. Tanrı’ya onlar için dua ederek, iyilikseverliğimizi, merhametimizi kanıtlamak zamanı geldi. Tanrı onlara soğukkanlılık bağışlasın, yanılgılarını görsünler. Ellerinde kalan tek şey, kendini güçlü bilen ve bir o kadar sağlıksız olan hınçlarıdır. Evet size onlar için yalvarıyorum, bu hastalar için bilgelikleri doğal ve tensel olmadan ileri gitmeyen bu sözde bilgeler için size yalvarıyorum, onlar yine de bizim kardeşlerimiz. Aynı gizemleri kutluyorlar, bizimle birlikte olmasa da, aynı gizemleri. Duaları aynı Amin ile yanıtlıyorlar, bizimle birlikte olmasa da, aynı Amin ile. Kalbinizin tüm merhameti ile Tanrı’ya onlar için dua edin.

AUGUSTİNUS (354-430)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.