Kendini sınanmaya hazırla.

Kitap şöyle der: “Tanrı, oğlu olarak kabul ettiği herkesi kamçı ile cezalandırır”. Sen ise, “Acaba ben ayrı tutulur muyum?” diye soruyorsun. Kamçı ıstırabından ayrı tutulursan, oğul olmaktan da ayrı tutulursun, “yani oğullarının hepsini kırbaçlar mı?” diye soruyorsun. Evet, Tek Oğlu’nu kamçıladığı gibi tüm oğullarını kamçılar. Pederin özünden doğan, Tanrı konumunda Peder’e eşit, herşeyi var eden Söz olan Tek Oğul’da kamçılanmasını gerektirecek hiçbir şey yoktu. Kamçılanmadan kaçınmamak için insan oldu. Günahsız olan Tek Oğlu’nu kamçılıyan, evlat edindiği günahkarı kamçılamayacak mı? Çünkü Havari evlat edinmeye çağrıldığımızdan söz ediyor. Tek Oğul ile birlikte mirasa ortak olmamız için, hatta onun mirası olmak için evlat edildik. “İste benden ve ben sana kavimleri miras olarak vereceğim.” Tanrı onu bize ıstırapları ile örnek olarak sundu.

Ancak, güçsüz, gelecek sınamalar karşısında yıkılmaması için, ne gerçek olmayan ümitlerle aldatmalı ne de ürküterek dehşete düşürmeli. Ona “Ruhunu sınamaya hazırla” deyin. Belki sendeleyecek, titreyecek, ilerlemeden çekinecek. O zaman ona söyleyecek bir sözün daha var: “Tanrı sadıktır. Gücünüzün ötesinde sınamanıza izin vermez.” Gelecek ıstırapları önceden ilan etmek ve bildirmek, güçsüze güç verir. Fazla korktuğu ve ürktüğü zaman, sınamalarla karşılaşmayacağını değil de, gücünün ötesinde sınanmasına Tanrı’nın izin vermeyeceğini ona hatırlatarak Tanrı’nın merhametini vaadetmek, kırılan uzvu sarmak demektir. Çünkü bazı insanlar, gelecek denemeler haber verildiği zaman savunmalarını güçlendirir. Bu denemelere sanki en sevdikleri içkiymiş gibi adeta susar. İmanlılara sunulan ilacı pek önemsemeyerek, ermişlerin şanına özenir. Bazıları ise denemelerle, kişi ancak gerçekten Hıristiyan olmak istediği takdirde karşılaştığını ve bunların kaçınılmaz olduğunu öğrendiklerinde, denemeler karşısında sendeler ve çöker.

O zaman sen tesellinin sargısını sun, kırılan uzvu sar. “Korkma, inandığın Tanrı seni denemelerde yüzüstü bırakmaz” de ona. Tanrı sadıktır. Gücünün ötesinde denenmene izin vermez. Bunu sana söyleyen ben değilim, Havari’dir. Havari şu sözleri de ekliyor. Ağzımdan konuşanın Mesih olduğunun kanıtını ister misiniz? O halde, bu sözleri işittiğin zaman Mesih’i işitiyorsun. İsrail’i güden çobanı istiyorsun. “Gözyaşları ekmeğini bize ölçü ile verirsin” sözleri ona hitap eder. Havari’nin “gücünün ötesinde denenmene izin vermez” sözleri, peygamberin “ölçü ile” sözcüğünde ifadesini bulur. O halde sen azarlayan ve yüreklendireni, korkutan ve avutanı, inciten ve tedavi edeni geri itme.

AUGUSTİNUS (354-430)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt