Kutsal Ruh güçsüzlüğümüzün yardımına koşar.

Tanrı’dan bir tek şey isteyen ve bunu arayan inançla, güvenle ister. Bunu elde etmekle zarar görmekten kaygılanmaz. Çünkü onsuz, kişinin uygun biçimde istemekle elde edebileceği herşey yararsızdır. Sözünü ettiğimiz, tek ve gerçek olan çok mutlu yaşamdır. Bu yaşam, Tanrı’nın gönül okşayıcılığına sonsuza dek hayran hayran bakmaktır. Bunun için bedenen ve ruhen ölümsüz olmaktır. Herşeyi bunun için arıyor ve uygun biçimde istiyoruz. Bunu elde eden kişi, her istediğini elde etmiş olacaktır ve o zaman, uygun olmayan herhangi bir şeyi ne isteyebilecek, ne de elde edebilecektir.

Yaşam kaynağı işte oradadır; umutla yaşadığımız sürece ve umut ettiğimizi hala göremezken, şimdi dua ederken susamamız gerek. Biz onun kanatlarının gölgesinde saklıyız; tüm isteğimiz onun önündedir. Evinin zenginlikleriyle sarhoş olmak, sel gibi akan büyük zevklerinin içinde kalmak istiyoruz. Çünkü yaşam kaynağı ondadır ve onun ışığında ışığı göreceğiz. O zaman isteğimiz mutluluğa doyacaktır ve artık inleyerek bir şey aramamız gerekmeyecektir. Çünkü onu sevinçle elde edeceğiz.

Bununla beraber, zekanın ötesinde bir huzur söz konusu olduğundan, bunu duada istediğimiz zaman bile, ne istememiz gerektiğini bilmediğimizden uygun biçimde dua edemiyoruz. Olduğu gibi algılayamadığımız bir şeyi, kuşkusuz “tanımıyoruz.” Ve aklımızdan geçen herşeyi istemiyoruz, reddediyoruz, kınıyoruz; çünkü biliyoruz ki aradığımız bu değildir; ancak aradığımız şeyin ne olduğunu şimdiye dek bilemiyoruz.

Denilebilir ki bizde bilgin bir bilgisizlik vardır; ama güçsüzlüğümüzün yardımına koşan Tanrı’nın Ruh’u, bu bilginliği oluşturur. Çünkü Havari şöyle demişti: “Görmediğimiz şeyi umut eden bizler, direnerek onu bekliyoruz.” Ve bu sözleri ekledi: “Aynı biçimde Kutsal Ruh, güçsüzlüğümüzün yardımına koşmaktadır. Çünkü uygun biçimde dua etmek için ne istememiz gerektiğini bilmiyoruz. Ruhun kendisi, dile sığmaz iniltilerle bizim için araya girmektedir. Yüreklerin içini gören Tanrı, ruhun amacını bilir. Çünkü Ruh, Tanrı’nın isteğine uygun biçimde imanlılar için araya girer.”

Tanrı’nın Kutsal Ruhu’nun, Tanrı olmayan bir varlık gibi imanlılar için araya girdiğini düşünmemeliyiz. Çünkü Kutsal Ruh Üçlü-Birlik’te değişmez Tanrı’dır. Baba ve Oğul’la birlikte tek ve aynı Tanrı’dır. Kutsal Ruh’un imanlılar için araya girerek, imanlıların araya girmesini sağladığı söylenir. Şöyle denmiştir: “Tanrı’nız Rab, onu sevip sevmediğinizi bilmek için sizi sınar”, yani bunu size bildirmek için. Böylece imanlıların dile sığmaz iniltilerle araya girmelerini sağlar. Şimdiye dek bilinmeyen, direnerek beklediğimiz, o denli büyük bir şeyin isteğini onlara esinler. Kişi bilmediğini isterse, bunu nasıl anlatsın? Çünkü kişi bunu tümüyle bilmeseydi istemezdi. Buna karşılık kişi görseydi, iniltilerle istemezdi ve aramazdı.

AUGUSTİNUS (354-430)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.