Mesih İsa, günahkar olan bizler için öldü.

Duyduklarımızı ve söylediğimiz ilahileri uygulamamız koşuluyla yaşamamız başarılıdır. Duymak, tohum ekmektir; uygulamak, tohumun meyve vermesidir. Sevgili kardeşlerim, sizi daha önce uyarmıştım: Kilise’ye meyve vermeden girmeyiniz, o denli iyi sözcükler duyup iyi davranmayınca olan budur. Çünkü Havari’nin dediği gibi bizi kurtaran, O’nun tanrısal yardımıdır. Bu durum eylemlerimizin sonucu değildir, bununla övünmeye hiç gerek yok. Evet, bizi kurtaran onun tanrısal lütfudur. Bundan önce Tanrı’nın beğeneceği, övgüye değer bir yaşam sürülmedi. Bu durumda Tanrı şöyle diyecekti: Bu insanlara yardım edelim, çünkü kusursuz bir yaşam sürüyorlar. Yaşamımızı beğenmiyordu, tüm etkinliklerimizi beğenmiyordu; ama kendisinin bizdeki etkinliklerini beğeniyordu. Bunun sonuncunda, bizim yaptıklarımızı suçlayacak ve kendi yaptıklarını kurtaracak.

Bizler iyi değildik. Tanrı bize acıdı. Bize Oğlu’nu gönderdi. O, iyiler için değil, ama kötüler için; bilgeler için değil, ama dinsizler için ölecekti. Kuşkusuz, Mesih İsa dinsizler için ölmüştür. Metnin arkası nedir? Dürüst kişi için bile ölmeyi kabul etmek güçtür; belki iyi bir insan için kişi canını esirgemez. İyi bir insan için ölümü göze alacak denli yürekli bir kişi belki bulunabilir. Ama dürüst olmayan, dinsiz ve suçlu bir kişi için kim ölümü göze alır? Bunu ancak Mesih İsa yapar. Çünkü kendisi o denli dürüsttür ki, haksız olanları bile aklar.
Kardeşlerim, demek oluyor ki hiçbir sevabımız yoktu; yapılan tüm eylemler kötüydü. İnsanların etkinlikleri bu yolda iken bile Tanrı’nın merhameti onları terketmedi.

Tanrı, bizi kurtarmak için Oğlunu gönderdi. Bunu altın ya da para karşılığında yapmadı; ama kanını dökerek gerçekleştirdi. O tertemiz bir kuzuydu; lekeli koyunlar için var olan mezbahaya götürüldü. Bu tanrısal lütuf bize verildi. O’nu aşağılamamak için buna yaraşır biçimde yaşayalım. Bize o denli büyük bir hekim geldi, tüm günahlarımızı yok etti. Yeniden hastalanmak istiyorsak, kendimize zarar vereceğiz ve bundan öte, hekime karşı nankörlük etmiş olacağız.O halde O’nun yollarını izleyelim, bize gösterdiği yolları; özellikle alçakgönüllülük yolunu, O’nunla bizler için bu yol oluşmuştur.Kuşkusuz O, öğretisi ile bize alçakgönüllü olma yolunu gösterdi ve bizler için acı çekerek bunu gerçekliştirdi. Ölebilmek için “Kelam vücut buldu ve aramızda yaşadı”; çünkü O ölemiyordu. Ölümsüz olan, bizler için ölmek uğruna ölümlü olmayı seçti ve ölümü ile bizim ölümlü durumumuzu ortadan kaldırdı.

Rabbin yaptığı ve bize verdiği işte budur: yüceyken alçaldı; alçalınca öldürüldü; öldürüldükten sonra dirildi. Böylece bizler ölüp, ölüler diyarına gideceğimiz zaman bizleri terk etmeyecektir. Tam tersine, ölüler dirilince kendisine dek yükselmemizi istiyordu. Daha dün o bizi yükseltmişti. Kişiyi aklayan dinsel inancı ve inanç açıklamasını o bize vermişti. Alçalma yolunu o bize öğretti. Bu yolu gözetirsek, Rabbe şükretmiş olacağız. Kuşkusuz, ilahimizin bir nedeni vardır: “Sana şükredeceğiz, Rabbim, sana şükredeceğiz ve seni yardıma çağıracağız.”

AUGUSTİNUS (354-430)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.