O, bizim için hayatını verdi.

“İnsanoğlu kendisine hizmet edilsin diye değil, kendisi hizmet etmek için ve yaşam ile insanların fidyesini ödemek için geldi.” Rab işte böyle hizmet etti. Bizim de böyle hizmet etmemizi istiyor. Hayatını fiyde olarak verdi, bedelimizi ödedi.
İçimizde bir insanın fidyesini ödeyebilecek biri var mı? Biz onun kanı ile, onun ölümü ile ölümden kurtarıldık. Onun aşağılanması ile yüceldik. Ancak biz de sınırlı imkanlarımızla uzuvlarına yardımcı olmak durumundayız. Çünkü biz onun uzuvları olduk. O baş, biz vücuduz.

Havari Yuhanna mektubunda bizi Rabbin örneğine uymaya çağırırken, şu sözlerini hatırlatıyor: “Aranızda birinci olmak isteyen varsa, hizmetçiniz olacak. İnsanoğlu kendisine hizmet edilsin diye gelmedi, kendisi hizmet etmeye, insanların fidyesini ödemek için hayatını vermeye geldi.” Yani, Aziz Yuhanna bu benzerliği vurgulayarak şöyle demek istiyor: Mesih hayatını bize feda etti, biz de hayatımızı kardeşlerimize feda etmeliyiz.

Yine Rab bizzat dirilişinden sonra Petrus’a “Petrus, beni seviyor musun?” diye sordu. Petrus’un yanıtı ise “Seni seviyorum” oldu. İsa aynı soruyu üç kez yineledi. Petrus soruyu üç kez yanıtladı ve İsa sonunda şu sözleri ekledi: “Kuzularımın çobanı ol.”
Kuzularımın çobanı olmadan, beni sevdiğini daha nasıl kanıtlayabilirsin? Herşeyi benden beklersen, beni severek bana ne vereceksin? Beni severek yapabileceğin bir şey var: Kuzularımın çobanı ol.
Bir kez, iki kez, üç kez: “Beni seviyor musun?” – “Seviyorum.” “Kuzularımın çobanı ol.” Korkudan üç kez inkar etmişti. Sevgiden üç kez doğruladı.

Sonra da Rab, ona üçüncü kez kuzularını emanet edince, verdiği yanıtta sevgisini doğruladığı için korkusunu sildiği için, Rab şu sözleri ekledi: “Gençliğinde kemerini kendin takar, istediğin yere giderdin. Yaşlandığında kemerini sana başkası takacak ve seni gitmek istemediğin yere götürecek. İsa bu sözlerle, Petrus’un ne tür bir ölümle Tanrı’ya hamdedeceğini ima ediyordu.” Ona çarmıhın haberini veriyor, ıstırabını önceden bildiriyordu.
Rab bu kadar ileri giderek: “Kuzularımın çobanı ol” sözlerine o anlamı verdi, yani “Kuzularım için acı çek” dedi.

AUGUSTİNUS (354-430)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt