Dünyaya gelen her insanı aydınlatan gerçek ışık.

Bu ışık tatlıdır, der Vaiz (bk. Vai. 11, 7) ve görünmeyen bu ışığa bakmak gözlerimiz için pek iyi bir şeydir. Nitekim ışık ortadan kaldırılırsa ne dünyada güzellik kalır ne de yaşamda ruh. Onun içindir ki, Tanrı’yı derince ilk düşünen olan, Musa: “Ve Tanrı ışığı gördü ve iyi bir şey olduğunu söyledi” (bk. Yar. 1, 3) diyor.

Oysa bizler için uygun olan “bu dünyaya gelen her insanı aydınlatan” (Yu. 1, 9) yüce, gerçek ve sonsuz ışığa yani dünyanın kurtarıcısı ve affedicisi Mesih’e bakmaktır. O ki, insan olup, insan olma durumunun en alt basamağına kadar inmiştir. Peygamber Davut, O’nunla ilgili olarak, şöyle der: “Tanrı için ilahiler söyleyin, onun adını yüceltin; yol açın bulutlardan geçecek olana! Rabdir onun adı, sevinçten coşun onun önünde!” (bk. Mez. 67, 5). Işığa tatlı dedi ve kendi gözlerimizle şanın güneşini, yani tanrısal cisimlendirme vaktinde: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur” (Yu. 8, 12) diyeni görmenin iyi şey olduğunu önceden beyan etti. Ve yine: “Yargı da şudur: dünyaya ışık geldi” (Yu. 3, 19). Bedensel gözlerimizle gördüğümüz o ışığı Rab, onun tarafından ehlileştirilmeğe uygun sayılanlar için gerçekten çok tatlı olan, tinsel adalet güneşi ile değiştireceğine söz verdi. Onlar gözleri ile, insanların arasında yaşarken ve insanlarla konuşurken, onu görebildiler oysa ki O herhangi bir insan değildi. Aynı zamanda gerçek Tanrı ve onun içindir ki körlerin görmesini, sakatların yürümesini ve sağırların duymasını sağladı; cüzzamlıları temiz kıldı ve bir emriyle ölüleri yaşama kavuşturdu.

Fakat şimdi de tinsel gözleri ona çevirmek, gösterişsiz ve tanrısal güzelliğine bakmak ve düşünmek, bu katılış ve iletişimle aydınlanmak ve yüceltilmiş olmak, tinsel tatlılıkla dolup taşmak, azizlikle örtünmek, akıl kazanmak, tanrısal coşku ile dolu olmak ve bunu bu yaşamın her gününde denemek gerçekten çok tatlı şeydir. Çünkü insan birçok yıl yaşayacaktır ve bunlarda mutluluk bulacaktır, dediğinde (bk. Vai. 6, 3) bilge Vaiz bunu açıklamıştır. Çünkü, ona bakanlar için, adalet Güneşi her mutluluğun tek yaratıcısıdır. Peygamber Davut bunları yüreklendirir: “Tanrı’nın karşısında sevinsinler ve coşsunlar” (Mez. 67, 4) ve yeniden: “Ey dürüst insanlar, Rabbe alkış tutun! Doğru insanlara Rabbi övmek yaraşır” (Mez. 32, 1).

GREGORİUS (AGRİGENTO’LU) (559-592)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.