Dünyaya gönderildiklerinde aziz müjdeciler Tanrı’nın yolunu açarlar.

“En yücelerde Tanrı’ya yücelik olsun, yeryüzünde O’nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun” (Luk. 2, 14). Çünkü toprağa düşerken buğday tanesi öldü. Çünkü ölümü sayesinde yaşama kavuştuğumuz, güçsüzlüğü ile güç kazandığımız ve acılarının aracılığı ile acıdan kurtulduğumuz O, göklerde yalnız başına saltanat sürmesin diye. Sevgisi uğruna biz Britanya’da tanımadığımız kardeşler arıyoruz ve bağışı sayesinde tanımadan aradıklarımızı bulduk.

İngiliz topluluğunun, her yerde güçlü Tanrı’nın lütfu ve, ey kardeşim, uğraşıların sayesinde yanlışın karanlıklarını kovup kutsal inancın ışığı ile aydınlatıldığı için tüm inanç sahiplerinin yüreklerini dolduran sevinci kim anlatabilir ki? Ruhunda yenilenmiş oldu-ğundan, eskiden çılgın bir korku ile buyruğu altında kaldığı putları artık ayaklarının altında çiğniyor. Arı bir yürekle güçlü Tanrı’nın önünde eğiliyor. Aziz öğretinin kuralları sayesinde kötülüğe düşmekten engelleniyor, O’nun anlayışına kadar yükselebilmek için severek Tanrı’nın emirlerine başeğiyor. Ruhu ile yerlere düşmemek için dualarla yerlere kadar kapanıyor. “Babam şimdiye kadar çalışmaktadır, ben de çalışıyorum” (Yu. 5, 17) diyenden başka kimin uğraşısı olabilir tüm bunlar?

Dünyanın, insanların bilgisi yüzünden değil de O’nun gücü sayesinde, inanca döndüğünü kanıtlamak için dünyayı dolaşacak vaizleri olarak cahil insanları seçti. Şimdi de aynı şeyi yaptı, güçsüz yaratıklarla İngiliz milleti için şahane şeyler yapmaya yanaştı. Sevgili kardeşim, göklerin bu armağanı yüzündedir ki büyük bir mutlulukla birlikte çok büyük bir korku duymalıyız.
Çok iyi biliyorum ki, her yerde güçlü Tanrı, senin aracılığınla, kardeşim, seçmek istediği bu halkın içinde yankılar uyandıran mucizeler yaratmaktadır. Bunun içindir ki, göklerin bu armağanı yüzünden sen korku ile mutluluk duymalı, mutluluğunda bile endişeli olman gerekiyor. Mutlu ol, çünkü dış mucizelerle İngilizlerin ruhları iç lütfa doğru çekilmekteler. Endişe et ki, gerçekleşen mucizelerle, güçsüz ruh kendini üstün görüp bir şeyler olduğunu sanmasın ve dıştan onurlandığı gibi içten, böbürlendiği için yenik düşmesin.

Nitekim unutmamalıyız ki, vaazlardan mutluluk içinde dönen, öğrencilerin göksel Öğretmene: “Rab, senin adını andığımızda cinler bile bize boyun eğiyorlar “(Luk. 10, 17) dediklerinde hemen bu yanıtla karşılaştılar: “Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin” (Luk. 10, 20).

GREGORİUS MAGNUS (540-604)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt