Ey insan, Allah için bu denli değerli olmana karşın neden kendini aşağılıyorsun?

Meryem Ana hamile kalınca, bir bakire olarak doğum yapar ve bakire kalır. Bu doğanın değil de tanrısal niyetlerin düzenine uyar. Us değil de üstün güç karışır, doğanın değil de Yaratıcı’nın işidir bu. Olağan bir olay değil, bir özelliktir; insansal değil, tanrısaldır. Mesih’in doğuşu gereksinmeden değil, özgür bir seçimden kaynaklandı. Bir inançsal giz, insanlığın kurtuluşunun canlandırılması oldu. Doğmadan insanı el değmemiş bir çamurdan şekillendiren O, kendi doğduğunda el değinmemiş bir vücuttan insanı şekillendirdi. O el, vücudumuzu oluşturmak için çamura batmaya yanaşmıştı; bizi canlandırmak için ete değmeye de yanaştı. Yaratıcı’nın yaratığında olması ve Allah’ın vücudumuzda olması Allah için bir uygunsuzluk değil, insan için bir şereftir.

Ey insan, Allah için bu denli değerli olmana karşın neden kendini aşağılıyorsun? Allah tarafından bu denli saygı gören sen, neden saygından akılsızca soyunuyorsun? Hangi sonuç için yaratıldığını araştırmaktansa, neden nereden yaratıldığını inceliyorsun? Gözlerinin taradığı bu dünyanın yapısı senin için inşa edilmedi mi yoksa? İçine akıtılan ışık etrafını saran karanlıkları kovuyor. Gece senin için düzenlendi, gündüz senin için saptandı, gökyüzü senin için güneşin ayın ve yıldızların değişik ışıkları ile aydınlatıldı. Yeryüzü senin için çiçekler, ormanlar ve meyvelerle donatıldı. Issız bir yalnızlığın yeni yaratılan dünyanın neşesini örtmesin diye gökyüzünü, tarlaları ve suları dolduran hayvanların güzel ve takdire değer ailesi senin için yaratıldı. Yine de yaratıcın, seni onurlandırmak için eklenecek bir şeyler buldu. Görünen imge, dünyaya görünmeyen yaratıcıyı belirtsin diye imgesinin izini sende bıraktı. Dünya gibi geniş bir varlığın Rabbin vekilinden yoksun olmaması için yeryüzünde seni temsilcisi olarak yerleştirdi.

Allah, sonsuz iyiliği ile kendi için sende oluşturduğunu kendine aldı. İnsanda, ilkin bir yansıma olarak görünmek isteyen O, başta salt yansıyan imgesi olan insanı mülkiyeti haline getirdi.Doğumu ile bozulan doğayı yeniden tamamlayabilmek için doğuyor Mesih. Kendi yarattığı tek kusursuz ve devamlı çağı onarmak için çocuk olmayı kabul ediyor, beslenilmek istiyor, yaşın çeşitli safhalarından geçiyor. İnsan artık düşmesin diye insanı tutuyor. Dünyasal olarak yaratmış olduğunu göksel duruma getirir. Salt insan ruhuna sahip olanı tanrısal ruh ile yaşatıyor. Böylece insanı Allah’a kadar yükseltiyor. Öyle ki, Kutsal Ruh’un birliğinde şimdi, daima ve sonsuz yüzyıllar boyunca Peder ile yaşayan ve hüküm süren Rabbimiz İsa Mesih’in aracılığı ile insanda olan günah, ölüm, zorluk, acı, dünya ile ilgili hiçbir şey kalmasın. Amin.

PETRUS KRİSOLOGUS (380-450)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.