Haç yolumuzda inleyerek göksel Kudüs’e doğru yöneliyoruz.

Sevgili kardeşlerim, neşe ve mutluluk içinde bugün bu Kilise’nin doğum gününü kutluyoruz; oysa ki Tanrı’nın canlı ve gerçek tapınağı bizler olmalıyız. Hiç kuşkusuz bu doğrudur. Buna rağmen hıristiyan milletler Ana Kilisesinin bayramını kutlamak adetini sürdürüyorlar, çünkü, tinsel olarak, onda yeniden doğduklarını biliyorlar.

İlk doğuşumuzda bizler Tanrı gazabının kaplarıydık; ikinci doğuşla merhamet kapları olma hakkına sahip olduk. İlk doğuş bizleri ölüme götürdü; ikincisi yaşamı bize yeniden kazandırdı. Vaftizden önce, sevgili kardeşlerim, hepimiz şeytanın tapınağı idik. Vaftizden sonra Mesih’in tapınağı olmaya hak kazandık. Ruhumuzun kurtuluşu konusunda biraz daha dikkatlice düşünürsek, Tanrı’nın gerçek ve canlı tapınağı olduğumuzu anlamakta güçlük çekmeyeceğiz. “Tanrı insan elleri tarafından inşa edilmiş binalarda konaklamaz” (Elç. 17, 22) ya da tahtadan veya taştan yapılmış evlerde; her şeyin Yaratıcısı tarafından, kendi imgesine uygun, yaratılan ruhta konaklar özellikle. Yüce

Havari Pavlus: “Tanrı’nın tapınağı kutsaldır ve bu tapınak sizsiniz” (I. Ko. 3, 17) dedi. Mademki Mesih, gelişi ile içimizde bir tapınağını hazırlamak için şeytanı yüreğimizden kovdu, O’nun yardımı ile gücümüzün yettiği kadarını yapmaya çalışalım ki, bu tapınak kötü davranışlarımız yüzünden hiç bir zarara uğramasın. Her kim kötü davranıyorsa Mesih’e hakaret etmiş olur. Daha önce dediğim gibi, Mesih bizi kurtarmadan önce şeytanın konutuyduk. Sonradan Tanrı’nın evi olmaya hak kazandık, o da salt bizi konutu yapmak haysiyetini gösterdiği için.

Sevgili kardeşlerim, şayet Kilise’mizin doğum gününü neşe içinde kutlamak istiyorsak, kötü uğraşılarımızla Tanrı’nın canlı tapınağını yoketmemeliyiz. Herkesin beni anlayabileceği şekilde konuşacağım: kiliseye her geldiğimizde ruhlarımızı düzene sokalım; Tanrı’nın tapınağına yakışan düzene uygun olarak. Her tarafı göz kamaştıran bir basitlik mi bulmak istiyorsun? Ruhunu günahın pislikleri ile lekeleme. Basitliğin ışıkla dolu olmasını istiyorsan hiç unutma ki Tanrı da ruhunda karanlıkların bulunmasını istemiyor. Öyle yap ki, Rab’bin dediği gibi, onda iyi uğraşıların ışığı parlasın, öyle ki gökyüzünde olan yüceltilsin. Bu kiliseye girdiğin gibi Tanrı ruhuna girmek istiyor. “Onların arasında oturacağım ve onlarla birlikte yürüyeceğim” (Lev. 26, 11-12) dediğinde bunu kendisi doğrulamıştır.

SEZAR (ARLES’Lİ) (471-543)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.