Herkes kendi için merhamet istiyor, oysa herkes bunu hak edecek şekilde davranmıyor.

“Ne mutlu merhametli olanlara, çünkü onlar da merhamet göreceklerdir”. “Merhamet” sözcüğü çok tatlıdır, sevgili kardeşlerim; adı tatlı ise gerçeği daha da tatlıdır. Her ne kadar herkes kendi için merhamet istiyorsa da, herkes bunu hak edecek şekilde davranmıyor. Herkes başkalarından merhamet istiyor, ne var ki başkalarına merhametli davrananlar çok azdır.

Ey insan, başkalarına vermeye yanaşmadığın şeyi ne cesaretle kendin için istiyorsun? Gökyüzünde merhamet isteyen, bu dünyada merhametli davranmalıdır. Mademki, sevgili kardeşlerim, hepimiz merhameti arzu ediyoruz, öte dünyada kurtarıcımız olabilmesi için, bu dünyada koruyuculuğunu temin etmeğe çalışalım. Çünkü gökyüzünde bu dünyadaki merhametlerle varılabilen bir merhamet vardır. Bu konuda Kutsal Kitap şöyle diyor: “Ey Rab, merhametin gökyüzündedir” (bk. Mez. 35, 6).Demek ki, bir yeryüzü merhameti ile bir gökyüzü merhameti, bir insansal ve bir de tanrısal merhamet vardır. İnsansal merhamet hangisidir? Yoksulların sefaletine yönelik olandır. Ya buna karşın tanrısal merhamet hangisidir? Hiç kuşkusuz, sana günahlarının affını bahşedendir.

Haç yolculuğumuz süresince insansal merhametin verdigi her şeyi, tanrısal merhamet vatanımıza vardığımızda iade eder. Nitekim, bu dünyada, Tanrı tüm yoksulların kişiliğinde aç ve sussuz olur. Kendi söylediği gibi: “En basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz” (Mat. 25, 40). Gökyüzünde ödüllendirmek haysiyetini gösteren o Tanrı, burada yeryüzünde almak ister.Tanrı verince almak isteyen oysa istediğinde vermeyen bizler miyiz? Mesih’in de söylediği gibi, yoksulun biri acıktığında aç olan Mesih’tir: “Acıkmıştım, bana yiyecek vermediniz” (Mat. 25, 42). Günahların affını kesinlikle umut ediyorsan yoksulların sefaletini hor görme. Kardeşlerim, Mesih acıkmıştır; tüm yoksullarda aç ve susuz olma haysiyetini gösteriyor; yeryüzünde aldığını gökyüzünde iade eder.Kardeşlerim, kiliseye geldiğinizde neler istiyorsunuz ve neler diliyorsunuz? Hiç kuşkusuz Tanrı’nın merhametinden başka bir şey istemezsiniz. O zaman dünyasal olanını verin ki göksel olanını alabilesiniz. Yoksul senden istiyor, sen Tanrı’dan istiyorsun; o, bir parça ekmek ister, sen ise sonsuz yaşamı. Mesih’ten alabilme hakkına sahip olabilmen için yoksul olana ver. O’nun sözünü dinle: “Sizde olanı verin, size verilecek” (Luk. 6, 38). Hangi cüretle vermek istemediğini almaya kalkıyorsun, bilemiyorum. Bunun içindir ki, kiliseye geldiğinizde, az bile olsa olanaklarınıza uygun şekilde yoksullara sadaka vermekten kaçınmayın.

SEZAR (ARLES’Lİ) (471-543)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt