Tanrı’yı sevmek, Mesih’in ışıldayan yüzünü görmeyi arzu etmektir.

Yasa’da Musa: “Ve Tanrı insanı kendi suretinde yarattı” (Yar. 1, 27) diye yazdı. Lütfen bu ifadenin yüceliğine dikkat edin. En büyük, görünmeyen, anlaşılamayan, benzeri olmayan, değeri ölçülemeyen Tanrı insanı dünyanın çamuru ile şekillendirdi ve imgesinin saygınlığı ile soylulaştırdı. İnsan ile Tanrı, çamur ile ruh arasında nasıl bir ortak nokta olabilir? “Tanrı ruhtur” (Yu. 4, 24). Tanrı’nın insana sonsuzluğunun imgesini ve tanrısal uğraşısının benzerliğini vermesi ne büyük bir alçalma! Tanrı ile bu benzerliğinden insana büyük bir soyluluk geçiyor, yeter ki korumasını bilsin. Buna karşın o imgeye saygısızlıkta bulunması insan için çok ağır bir suçlama nedenidir. Tanrı’nın insan ruhuna verdiği yetileri insan doğru şekilde kullanırsa, o zaman Tanrı’ya benzer olacaktır. Unutmayalım ki, başlangıçtaki konumda olduğumuzda bize verdiği tüm armağanları iade etmek zorundayız. Emirleri ile bunun şeklini bize öğretmiştir.Bu emirlerin ilki Rabbimizi tüm yüreğimizle sevmektir. Çünkü ilkin bizi O sevmiştir, zamanın başlangıcından beri, daha biz bu dünyaya gelmeden önce.

Tanrı’nın sevgisi imgesinin yenilenmesidir. Tanrı’yı gerçekten seven emirlerini uygulayandır, çünkü O şöyle dedi: “Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz” (Yu. 14, 15). Onun emri karşılıklı sevgidir. Ve şöyle denildi: “Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin” (Yu. 15, 12).Ne var ki gerçek sevgi sözlerde değil, “yapılanlarda ve gerçekte” (Yu. 3, 18) bulunuyor. Bunun içindir ki, Pederimiz olan Tanrı’ya bozulmuş şekliyle değil, kutsal bir yaşamla olduğu gibi kalan imgesini iade etmeliyiz, çünkü O kutsaldır. Bunun içindir ki: “Kutsal olun, çünkü ben kutsalım” (Lev. 11, 44) denildi. Sevgi içinde iade etmeliyiz, çünkü O sevgidir. Yuhanna’nın dediği gibi: “Tanrı sevgidir” (I. Yu. 4, 18). İyilik ve doğruluk içinde iade etmeliyiz, çünkü o iyi ve doğrudur.O halde bundan değişik olan bir imgenin ressamları olmayalım. Şiddet tutkunu, çabuk kızan ve kendini beğenmiş olan biri kendinde bir zorbanın imgesini resmeder. Ruhumuzda zorbalık imgelerini resmetmeyelim diye Mesih araya girsin ve canımızda Tanrı’nın kesin hatlarını çizsin. “Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum” (Yu. 14, 27) diyen O, bunu kendi esenliği ile bize aktararak yapsın. Esenliğin iyi bir şey olduğunu öğrenmemiz, ama sonradan onun içimizde koruyamamamız ne işe yarar ki? Genelde en iyi şeyler en kolay kırılanlardır. En değerli şeyler, dikkatli ve hamarat bir korumayı gerektirirler. Tek bir sözle kırılan ya da kardeşine yapılan en küçük hakaretle bozulan fazlasıyla duyarlıdır. İnsanların en çok sevdikleri şey başkaları ile uğraşmak, başkalarının işlerine kafa yormak ve gereksiz konuşmalarla, orada bulunmayanlara sitem etmekle zaman öldürmektir.“Yorgun adama sözle destek olmayı bileyim diye, Rab bana şakirtlerin dilini verdi” (Yşa. 50, 4) diyemeyenler sussunlar ve bir şeyler söyleyeceklerse, bir esenlik sözü olsun.

KOLOMBANUS (543-615)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.