Tek öğretmen Mesih’tir.

“Ey Eyüp, sözümü dinle ve bütün sözlerime kulak ver” (Eyü. 33, 1). Kibirli kişilerin öğretisinde şöyle bir özellik vardır. Öğrettikleri şeyleri alçakgönüllülükle ifade etmesini bilmedikleri için doğru şeyleri bile dürüstçe açıklayamıyorlar. Öğrettiklerinde sanki kendilerini çok yükseklerde görüyor, oradan oldukça aşağılarda kalmış dinleyicilerine bakıyorlar, dinleyicilere öneri değil de sanki kesin emirler ulaştırmak istiyorlarmış.

Rab çok haklı olarak, Peygamberin ağzı ile bunlara şöyle diyor: “Ancak kuvvetle ve şiddetle onlara hakim oldunuz” (Mez. 34, 4). Halklarını, açıklıkla düşünerek değil de, kesin zorlamalar ve emirlerle, eğitmek yerine boyun eğdirmek isteyenler, sertlik ve şiddetle hakimiyet kurarlar.Oysa ki gerçek bilim, bilinçli olarak ve dikkatle kibirliğin kusurundan kaçınmağa baktığı gibi, sözlerinin darbeleri ile gururun öğretmenine baskı yapar. Gerçek bilim, dinleyenlerin yüreklerinden kutsal konuşmalarla ovmak istediğine, yaşamın gururu ile kutlamaktan sakınır. Aksine sözler ve yaşamla, tüm erdemlerin öğretmeni ve annesi olan alçakgönüllülüğü aşılamak için gayret gösterir, gerçeğin öğrencilerine sözlerle değil de örneklerle vaazeder.

Bunun içindir ki Pavlus, Selaniklilere seslendiğinde, havari saygınlığının yüceliğini unutarak: “Aranızda çocuk olduk” (I. Se. 2,7) der. Aynı şekilde Havari Petrus öneride bulunur: “Sizdeki ümidin nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.” Öğretimde bazı kuralların uygulandığını vurgular ve ekler: “Yalnız bunu yumuşaklık ve saygıyla yapın. Vicdanınızı temiz tutun” (I. Pe. 3, 15-18).
Pavlus, sonradan, öğrencisine: “Bunları tam bir yetkiyle bildir, dinleyenleri ikna et ve isteklendir” (Tit. 2, 15) dediğinde otoriter bir davranış değil de yaşamın yetkisini istiyor. Nitekim ilkin yapılıp sonradan söylediğinde yetkin şekilde eğitilir. Vicdan dili engellediğinde öğreti inandırıcılıktan yoksun kalır. Bunun içindir ki, konuşmanın yüceliğinden çok konuşana saygı kazandıran, aziz bir yaşam daha çok önerilir.Rab için de şöyle yazıldı: “Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi ders veriyordu.” Güçsüzlük yüzünden hiç bir zaman hiç bir kötülük yapmadığı için gerçek bir yetki ile bu denli eşsiz ve üstün şekilde konuştu. İnsanlığının suçsuzluğu aracılığı ile bize verdiklerini tanrısal güçten aldı.

GREGORİUS MAGNUS (540-604)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.