Tanrı Sözü aramıza gelecek.

Rabbin üç tür gelişi olduğunu biliyoruz. Üçüncü tür diğer ikinin arasında yer alır. Diğer iki geliş açıktır, bu ise değil. Birinci gelişinde Rab yeryüzünde göründü ve insanlarla birlikte yaşadı. Kendi tanıklığından da anlaşıldığı üzere insanlarca hor görüldü ve nefretlerine hedef oldu. Son gelişinde ise tüm insanlık, Tanrı’nın selametini görecek ve “bedenini deşiklerine bakacaklar” (Yu. 19, 37). İkisinin arasında yer alan geliş ise gizlidir, saklıdır. Ancak seçilmiş olanlar onu varlıklarının derinliğinde görür ve ruhları kurtulur. Rab önce tene ve güçsüzlüğe geldi. Arada ruhu ve gücü ile geliyor. Nihayet haşmeti ve görkemi ile gelecek!

Bu ara geliş, birinci gelişten son gelişe geçmek üzere gerçekten bir ara yol gibidir. Birinci gelişte Mesih kurtuluşumuz oldu. Son gelişinde hayatımız gibi görünecek. Arada ise ruhumuzun huzuru ve tesellisi oluyor.Ancak bu ara geliş hakkında söylediklerimizin hayalimizin ürünü olduğu zannına kimsenin kapılmaması için, Rabbin bizzat dediklerine kulak verelim: “Her kim beni severse sözlerimi dinler. Babam onu sevecek ve biz ona geleceğiz” (Yu. 14, 23). Başka bir yerde de şu sözleri okuyorum: “Tanrı’dan korkan iyilik yapar.” Ancak burada İsa’nın kendisini seven hakkında başka birşey söylediğini görüyorum: “Sözlerimi tutacak.” Nerede? Kalbinde kuşkusuz. Peygamberin dediği gibi: “Sana karşı kusur etmemek için, emirlerini kalbimde sakladım” (Mez. 118, 11).

Tanrı’nın sözünü işte böyle saklamalıyız. “Ne mutlu Tanrı’nın sözünü saklayanlara!” Bu söz ruhunun derinliklerine girsin, duygularına, davranışlarına işlesin. İyi olanı tüket ve ruhun, mutluluk içinde tükenmez bir besi kaynağı bulacak. Yüreğinin kurumasını önlemek için ekmeğini yemeyi ihmal etme. Ruhuna iyi, besleyici gıda ver.Sen Tanrı’nın sözünü böylece saklamaya koyulursan, O da seni saklayıp koruyacaktır. Oğul sana gelecek, Peder ile birlikte Kudüs’ü yeniden kuracak olan büyük Peygamber gelecek. Herşeyi yenileyen odur. Gelişiyle gerçekleşecek olay da şudur: Topraktan yoğrulmuş insan benzeri olduğumuz gibi, göklerden gelenin benzeri olacağız. Atamız Adem tüm insana yayılmış, tüm yeri işgal etmişti. Aynı şekilde Mesih’in de tüm yeri işgal etmesi gerekir. O insanı tümü ile yarattı; tümüyle fidyesini ödeyerek kurtardı; tümüyle göksel şana eriştiriyor.

BERNARDUS (1090-1153)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.