Mesih İsa’nın adından başka yerde kurtuluş yoktur.

İsa’nın adı vaizlerin ışığıdır, çünkü sözünün ilanını ve dinleyişini görkemle aydınlatır. İsa vaaz konusu olmasaydı bu denli yüce, hızlı ve alevli bir inanç ışığının tüm dünyada böylesine yayılabileceğini mi sanıyorsun? Yoksa Tanrı, bu adın ışığı ve tadı ile bizi “şaşılacak ışığına” çağırmadı mı? (I. Pe. 2, 9) Aydınlanmış olan ve bu ışıkta ışığı görenlere Havari haklı olarak şöyle der: “Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rabde ışıksınız. Işığın çocukları olarak yaşayın” (Ef. 5, 8).

Bu yüzdendir ki parlayabilmesi için bu adın, gizli kalması değil de, ilan edilmesi gerekiyor. Ve vaazlarda korkak bir yürekle veya lekelenmiş bir ağızla ilan edilmemeli, değerli bir aroma gibi korunup yayılmalıdır.Bunun içindir ki Rab, Havari hakkında, şöyle diyor: “Adımı diğer uluslara, krallara ve İsrail oğullarına duyurmak için seçilmiş bir aracımdır” (Elç. 9, 15). Seçilmiş bir araç diyor, satılacak olan çok tatlı bir meşrubatın sergilendiği ki, değerli kaplarda kızıllaşsın, parlasın ve içilmeye sunulsun ve adımı duyursun diye ekler.

Nitekim nasıl ki, tarlaları temizlemek için dikenler, kuru ve gereksiz otlar yakılıyorsa, nasıl ki güneş yükselince ve karanlıklar dağılınca hırsızlar, gece yaşayanlar ve soyguncular yok oluyorlar, aynı şekilde Pavlus’un dili halklara vaaz ettiğinde, güçlü bir gökgürültüsünün şiddeti ya da bir yangının birden parlaması veya güneşin ışıkla doğması gibi karanlıklar ortadan kalkıyor, sahtekarlık yokoluyor ve gerçek, hızlı bir ateşin alevleri ile eriyen mum gibi parlıyordu.Havari İsa’nın adını her yere götürüyordu. Sözler, mektuplar, mucizeler ve örneklerle. Nitekim İsa’nın adını hep yüceltiyor, şükranla O’na ilahiler okuyordu (Sirak 51, 12).Üstelik Aziz Pavlus bu adı bir ışık gibi sunuyordu: “krallara, uluslara ve İsrail oğullarına” (Elç. 9, 15), milletleri aydınlatıp her yerde ilan ediyordu: “Gece ilerlemiş, gündüz yaklaşmıştır. Bunun için, karanlığın işlerini üzerimizden sıyırıp ışığın silahlarını kuşanalım. Gün ışığında olduğu gibi, saygın bir yaşam sürelim” (Rom. 13, 12). Herkese şamdanda yanan parlayan lambayı gösteriyor, her yerde “Mesih’ten ve O’nun çarmıha gerilişinden” (I. Ko. 2, 2) bahsediyordu. Bu yüzden, Mesih’in gelini olan, daimi tanıklığına dayanan Kilise Peygamber ile ve büyük bir sevinçle: “Tanrım, beni çocukluğumdan beri sen yetiştirdin ve bugüne dek yaptığın harikaları bildirdin” (Mez. 70, 71), yani her zaman, der. Peygamber de: “İlahi okuyun Rab’be, yüceltin onun adını! Duyurun günden güne onun selametini” (Mez. 95, 2), yani kurtarıcısı, İsa’yı, deyip yüreklendiriyor.

BERNARDİNUS (SİENA’LI) (1380-1444)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.