Rabbin sofrasına çağırılmış olanların, övgüye layık bir yaşamla etrafa ışık saçması gerekir.

Bunların, kendileri ve başkaları için yeryüzünün tuzu imiş gibi ve dünyanın ışığı imiş gibi, aydınlık bir sağ duyu ile başkalarını aydınlatarak yaşamaları gerekir.Anlamalıdırlar ki, en yüksek öğretmen Mesih İsa: “Sizler yeryüzünün tuzusunuz. Eğer tuz niteliğini kaybederse, nasıl tekrar tuz olabilir? Artık hiç bir işe yaramaz: onu dışarı atarlar ve insanlar onu ayaklarıyla ezerler” dediği zaman, sadece

Havarilere ve şakirtlerine değil, onların halefleri olan bütün rahiplere de işaret veriyordu (Mat. 7, 13).İğrenç bir pislik gibi, insanlar tarafından gerçekten ayaklar altında ezilen şey, sefahatin pisliğine batmış ve günahın zincirleri ile felce uğramış pis ve tiksindirici bir rahiptir, ve o artık ne kendisi için, ne de başkaları için bir şey yapabilir, çünkü, aziz Gregorius’un dediği gibi: “Hayatı kınanan kimse, vaazının küçümsenmesi sonucuna maruz kalır.”

Başkanlık işini iyi yapan rahipler, özellikle konuşma ve öğretim görevlerinde çalışanlar, çifte bir şerefe layıktırlar. Evet iyi rahipler çifte şerefe layıktır: eşyaya ve şahıslarına bağlı, başka ifade ile dünyevi olana olduğu kadar tinsel olana da, yahut ta geçici olana ve ebedi olana. Çünkü doğanın bağları gereğince ölümlü yaratıklarla beraber yer yüzünde oturuyorlarsa da, sağduyulu görevliler olarak, kral tarafından iyi görülmek için, gökte meleklerle birlikte yaşamak çabasıyla yanıp tutuşmaktadırlar. Bu nedenle, tıpkı Allah’ın tepelerinde güneşin dünyaya kendini gösterdiği gibi, rahip sınıfının ışığı, insanlar bu Allah hizmetkarlarının yaptıkları iyi şeyleri görerek, göklerdeki Peder’in yüceliğine şükretsinler diye, insanların önünde parlamaktadır.

Sizler dünyanın ışığısınız. Işık sadece kendi kendine parlamaz, aynı zamanda ışınlarını çevresine saçarak, değdiği şeyleri de aydınlatır; aynı şekilde kusursuz rahiplerin aydınlık yaşamı, kutsallıklarının yansımasıyla, onlara bakanları aydınlatır ve rahatlatır. Başkaları ile ilgilenmekle görevlendirilmiş olan rahip, Allah’ın evinde başkalarının nasıl yaşamaları gerektiğini kendinde göstermelidir.

YUHANNA (DE CAPESTRANO) (1386-1456)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.