Tanrı’nın sözünü iletmek için havari yoksulluk içinde o sözle yaşamalıdır.

Vaazlarda ve öğütlerde, özel görevleri açıklamak için, basit bir dil ve teklifsiz bir anlatım kullan. Elinden geldiği kadar örneklerin üzerinde ısrar et; öyle ki belirli bir günahı işlemiş olan herhangi bir günahkar, sanki salt onun için vaaz verirmişsin gibi duygulansın. Öyle bir şekilde konuş ki sözler, kibirli ve gücenmiş bir ruhtan değil de aksine sevgi ve babalık merhametinden kaynaklanmış gibi görünsün. Kötü yola düşen çocuklarından şikayet eden ya da ağır bir kusurlarından acı çeken bir baba gibi hareket et. Derin bir çukura düşenleri çıkartıp kurtarmak için uğraşan biri gibi davran ve onları bir anne gibi tedavi et. Kısacası ilerleme gösterdikleri için memnun olan ve onları cennetin şanına götürmeyi umut eden biri gibi davran.

Bu tür bir davranış dinleyicilere yararlı oluyor, oysa ki erdemler ve kusurlar hakkındaki genel bir konuşma dinleyicileri pek etkilemez. Günah çıkartmalarda da öyledir, ister korkakları tatlılıkla teselli ettiğinde, ister kötülükte katılaşmış olanları korkuttuğunda sevgi duygularını göster ki, günahkar olan, sözlerinin gerçek bir sevgiden kaynaklandığını anlayabilsin. İğneleyici sözler yerine her zaman merhametli ve tatlı sözlere tercih edilmelidir.O halde, başkalarının ruhlarına yararlı olmayı isteyen sen ilk önce tüm yüreğinle Tanrı’ya başvur ve içtenlikle, ondan erdemlerin kusursuzluğu olan, aracılığı ile her isteğini yapabileceğin o sevgiyi sana bağış etmesini dile.

VİNCENTİUS FERRER (1350-1419)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt