Günahkarlar için dua edin.

Arkamda büyük bir rüzgar patlaması işittim; başımı döndürdüm, fakat hiç bir şey görmedim. Küçük bir ırmaktan geçip daha önce karşıya geçmiş olan arkadaşlarımla beraber gitmek için çoraplarımı çıkarmakla meşguldüm. Diğer bir patlama oldu, sonra da bir üçüncüsü. Dönüyorum ve beyazlar giyinmiş, mavi bir kuşağı olan, elinde altın zincirli, beyaz taneli bir tesbih tutan büyük bir Hanım görüyorum. Benden beş veya altı adım ötede topraktan iki metre yukarda idi. Gözlerimi ovuşturmaya başladım. Çünkü çok korkmuştum. Ertesi gün kutsanmış su alıp ona attım, buna güldü. Benimle ancak üçüncü gün konuştu. Ona yine kutsanmış su attım. Bunun şeytan olduğunu sanıyordum. Korkudan haç işareti yapamıyordum. Sayın Rahip bana onun kim olduğunu sormamı söylemişti. Bana şöyle dedi: Git rahiplere, “Ben Lekesiz-Doğan’ım (İmmaculée Conception)” diye söyle (Fransızca’yı iyi anlayamıyordum). Unutmaktan korkarak bunu bütün yol boyunca tekrarlayıp durdum.

Üçüncü gün bana, on beş gün için mağaraya gelmemi söyledi. Gittim. Fakat benimle her gün konuşmuyordu. Bana, “günahkarlar için dua edin” dedi. Bunu söylediği zaman yüzü mahsunlaştı. Bununla beraber, ağladığını görmedim. Bana içmemi de söyledi. Irmağa gittim. Bana parmaklarımla toprağı kazmamı işaret etti. Öyle yaptım. Sanki çamurlu idi. Bundan içmemi söyledi. Avucumun içine biraz aldım, fakat sonra bunu attım ve ona bunun kirli olduğunu söyledim. Nihayet, dördüncü defasında bunu içtim ve her gün mağaraya gittiğimde su daha berrak ve daha boldu. Bana, “Ben Lekesiz Doğan’ım” dediğinde, sanki onu söylemek istemiş gibi, önce elleri bitişikti ve tesbihi parmakları arasındaydı. Birden bire kollarını açtı, tesbih dirseğine kadar kaydı, kollarını yan yana uzattı; gözlerini göğe kaldırdı. Güzeldi, cildi beyazdı, iki yanağında hafif bir kırmızılık vardı ve gözleri maviydi.

BERNADET SOUBIROUS (1844-1877)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt