Haç’ı kabul edebilmek için cesaret gerekiyor.

Kurtarıcı sesini yükseltti ve şöyle dedi: “Hepimiz biliyoruz ki, lütuf sıkıntıları izliyor, yani idrak edin ki acıların yükü olmadan lütfun zirvesine varılmaz; anlayın ki acının yoğunluğu arttığı ölçüde karizmaların ölçüsü de artıyor. Hiç kimse yanlışlık yapmasın ve aldanmasın: cennetin tek gerçek merdiveni budur ve gökyüzüne çıkabilmek için haçtan başka yol yoktur.”

Bu sözleri duyduktan sonra içimden meydana inmek ve herkese, yaşları, cinsiyetleri ve durumları ne olursa olsun, bunları haykırmak geldi: Dinle halk; dinleyin siz insanlar! Mesih tarafından ve ağzından çıkan sözlerle acı çekmeden lütuf alınmadığını ihtar ediyorum. Tanrısal doğaya içtenlikle katılabilmek, Tanrı oğullarının şanına ve ruhun kusursuz güzelliğine sahip olabilmek için acılara acılar katmak gerekiyor.Bu dürtü beni Tanrısal lütfun güzelliğini vaaz etmeye güçlü bir şekilde itiyor, rahatsız ediyor, terlememe, soluklamama yol açıyordu. Bana öyle geliyordu ki ruh artık bedenin hapishanesinde duramıyordu, esareti sona erip, özgür ve yalnız, daha da çevik, dünyayı dolaşıp bunları haykıracaktı: Ey ölümlüler, lütfun ne denli yüce bir şey olduğunu bir bilseler, ne denli güzel, soylu ve değerli olduğunu, içinde ne servetler, ne hazineler, mutluluklar ve tatlar gizlediğini bir bilseler! Hiç kuşkusuz kendilerinden dertlerin ve acıların arayışına çıkarlardı ve lütfun değer biçilmez hazinesini elde edebilmek için, servetler yerine baskılar, hastalıklar, sakatlıklar ve işkenceler dilenirlerdi. İyice kabul edilen acının karşılığı ve son karı budur. İnsanlar arasındaki dağıtımda hangi tartılarla tartıldıklarını bilseydi, hiç kimse payına düşen haçtan ve acılardan şikayet etmezdi. Bunun içindir ki, erdemin varsa, Tanrı’nın yüceliği ve ebedi kurtuluşun için yaratılmış olduğunu anla. Amacın budur, ruhunun merkezi budur, yüreğinin hazinesi budur. Bu hedefe ulaşırsan ermiş, uzaklaşırsan mutsuz olacaksın.

Bu yüzden seni hedefine ulaştıranı gerçek iyilik, hedefini kaçıranı gerçek kötülük say. Olumlu ya da olumsuz olaylar, zenginlik ve yoksulluk, sağlık ve hastalık, şanlar ve hareketler, yaşam ve ölüm: erdemli olan bunları ne aramalı ne de bunlardan kaçınmalıdır. Tanrı’nın şanına ve ebedi mutluluğuna katkıda bulunurlarsa, iyi ve arzu edilecek türden olurlar. Engelliyorlarsa kötü ve kaçınılacak türdendirler.

ROSA (LİMA’LI) (1586-1617)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt