Tanrı, Hıristiyanların her birini kendi eğilimine göre inanç meyvelerini üretmelerini istiyor.

Yaratılışta Tanrı bitkilere kendi meyvelerini üretmeyi emretti. Her biri kendi cinsine göre (Yar. 1, 11). Aynı emri Kilise’sinin yaşayan bitkileri olan Hıristiyanlara da veriyor ki, her biri kendi niteliğine, durumuna ve eğilimine göre inanç meyveleri üretsin. Bağlılık, soylu, esnaf, hizmetçi, prens, dul kadın, evlenmemiş kadın ve evli olan kadın tarafından farklı şekilde uygulanmalıdır. Bu da yeterli değildir, bağlılık uygulamasını her insanın gücüne, bağlılıklarına ve görevlerine uyarlamak gerekiyor.

Söyle bana, Filotea, Episkopos’un keşişlere benzer bir yalnızlığın içinde yaşamayı istemesi doğru olur mu? Ya evli kadınlar, tıpkı manastırda olanlar gibi, hiç bir şeye sahip olmayı istemezlerse? Ya esnaf, bir din adamı gibi, tüm gününü kilisede geçirirse ve din adamı, Episkopos’a uygun bir görevi sahiplenerek, komşusuna hizmet etmek için her karşılaşmaya açık kalırsa? Bu tür bir bağlılık gülünç, düzensiz ve kabul edilmez olmaz mı? Ne yazık ki bu yalnış çok sık görülüyor. Hayır, Filotea, içtenlikli olduğunda bağlılık hiç bir şeyi yoketmez, aksine her şeyi kusursuz hale getirir ve birini görevleri ile çatıştığında hiç kuşkusuz ki sahtedir. Arı balı çiceklerden alır, onları tahrip etmeden, bulduğu gibi eldeğmemiş ve taze bırakarak. Gerçek bağlılık daha iyisini bile yapar. Çünkü her çeşit çağrı ya da uğraşıya zarar vermediği gibi, aksine ona güzellik ve itibar katar.

Tüm değerli taşlar, balın içine atıldığında, daha bir parlak olurlar, her biri kendi rengine göre, aynı şekilde her insan kendi çağrısında, dindarlığı ile birleştirdiğinde kusursuzlaşır. Ailenin bakımı hafifler, karı koca arasındaki sevgi daha içtenlikli olur, prensin hizmeti daha sadık ve tüm diğer uğraşılar daha sevimli ve zevkli olurlar. Dindarlığı askerlik çevrelerden, esnafların dükkanlarından, prenslerin saraylarından, evli çiftlerin evlerinden uzak tutmak bir yalnış tutum daha doğrusu bir sapmadır. Doğrudur, Filotea, tümden gözlemeye dayalı, manastır tarzı, dine bağlı dindarlığın salt bu durumda yaşanabildiği doğrudur; fakat bu üç çeşit bağlılıktan başka kilisenin dışında yaşayanları kusursuz hale getirebilecek birçok çeşitleri vardır. Bunun içindir ki, nerede olursak olalım kusursuz bir yaşamı arzulayabiliriz.

FRANCESKO (SALES’Lİ) (1567-1622)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt