Tanrı’nın yüceliği peşinde olmak.

Rabbimiz Mesih İsa’nın babası, şefkatle dolu baba, her türlü tesellinin kendisinden geldiği Allah’a şükürler olsun; bütün sıkıntılarımızda bizi o teselli eder; böylece, kendimizin Allah’tan aldığımız tesselli ile bizim de sıkıntı içinde olan kimseleri teselli etmemiz mümkün olur. Nasıl Mesih’in acılarında geniş ölçüde payımız varsa, aynı şekilde Mesih sayesinde geniş ölçüde teselli bulmaktayız. Bu sözler Havari aziz Pavlus’a aittir. Üç defa değneklerle dövülmüş, beş defa kamçılanmış, bir defa taşlanmış ve öldü sanılarak bırakılmış, her türlü insanın zulmüne uğramış, her türlü işkence ve acıları görmüş ve bunu, bir başka yerde söylediği gibi, bir veya iki defa çekmiş değildir: İsa’nın can çekişini sürekli olarak bedenimizde taşıyoruz ki, İsa’nın hayatı da bizim bedenimizde tezahür etsin. Ve O, bütün bu acılar içinde suçlamamakla kalmamakta, zayıf insanlar gibi, şikayet de etmemektedir; görkemli olmayı ve zevklerini seven kimselerin yaptıkları gibi, üzülmemektedir; onların değerini bilmeyen ve onlara katılmayı istemeyen kimseler gibi, onlardan kurtulmayı Allah’tan istememektedir; bunların pek değeri olmadığına hükmedenler gibi, bunları eleştirmemektedir, Fakat, her türlü cehalet ve zayıflığı bir tarafa iterek, bu felaketler içinde Allah’a hamdetmekte, güzel birer ödülmüş gibi, onları verene şükretmektedir. O’nun şerefine her hangi bir şeyden acı çekebilmekten mutluluk duymaktadır. Çünkü Rab, günahın bizleri maruz kalmaya mahkum etmiş olduğu alçaklıklardan bizleri kurtarmak için alçaklıklardan çok acı çekmişti; O, bizleri kendi ruhu ile ve Allah’ın oğullarının evlatlığı ile ödüllendirmiş ve şereflendirmiştir, O, bizlere

Mesih’te ve onunla semavi sevincin teminatını ve işaretini vermiştir. Çok sevgili oğullarım! Allah, dünyanın küçültücü bulduğu bu sıkıntılarla O’nun bize ne kadar ödül verdiğini görebilmeniz için gözlerinizi açsın. Allah’ın yüceliği peşinde olduğumuz zaman, şerefsiz durumlar içinde bizlere ne büyük bir şeref bahşedilmektedir! O’nun savaşları sırasında yaralananları kucaklamak için Allah bizlere okşayıcı, şefkatli ve yumuşak kollarını ne kadar çok uzatmaktadır! O’nun bize, bu dünyada karşılaşabileceğimiz bütün eziyetlerden çok üstün olan, hiç bir üzüntü içermeyen nasıl bir tatlılık bahşettiğini bir görebilseydiniz! Eğer O’nu anlasak, böyle kucaklaşmaları ne kadar arzularız; gerçekten, her türlü arzuya yabancı bir kimseden başka kim fevkalade sevimli ve arzu edilir olan kimseyi arzulamaz?

Eğer bu tür bayramlar size zevk veriyorsa, eğer onları görmek ve onlardan yararlanmak istiyorsanız, biliniz ki acı çekmekten daha emin bir çare yoktur. Mesih’in ve O’nun bütün dostlarının izlemiş oldukları patika budur. O, buna dar yol adını vermektedir, fakat bu yol doğrudan doğruya yaşama çıkmaktadır. Ve O, öyle öğretmektedir ki, eğer biz ona kadar ulaşmak istiyorsak, O’nun üzerinde yürümüş olduğu yolu izlememiz gerekmektedir. Çünkü Allah’ın Oğlu küçük düşme yolunda yürürken, insan oğullarının şan ve şeref yolları peşinde koşmaları uygun olmaz, zira öğrenci Rabbinin üstünde değildir. Allah, Rabbin haçına götüren eziyetler dışında, hiç bir yerde ruhumuzun rahat bulmamasını ve bu dünyada hiç bir gıda aramamasını nasib etsin.

YUHANNA (AVİLA’LI) (1499-1569)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt