“Bütün uluslardan şakirtler yapın!”

Rab İsa, dünya için özgürce hayatını vermeden önce, havarilik görevini organize etmiş ve Kutsal Ruh’u göndermeyi vaadetmiştir ki bu görev ve bu misyon, kurtuluş eserini gerçekleştirmek için daima ve heryerde iştirak halinde bulunsun. Her devirde, tüm Kilise’yi, komünyonda ve görevde birleştiren ve onu çeşitli hiyerarşik ve karizmatik yeteneklerle donatan Kilise’dir. Onların ruhu olarak, Kilise kurumlarına hayat vermekte ve müminlerin kalbine, bizzat Mesih’i teşvik etmiş olan o misyoner coşkusunu koymuştur. Her zaman apostolik faaliyetle birlikte olduğu ve çok çeşitli şekillerde ona yön verdiği gibi, bazen de gözle görülür şekilde, bu faaliyete devamlı olarak eşlik etmekte ve yönetmektedir.

Görevinin başlangıcından itibaren, Rab İsa, istediklerini yanına çağırdı ve onlardan onikisini kendisinin arkadaşı olsunlar diye ve vaazetmeye göndermek için seçti. Bu şekilde Havariler yeni İsrail’in tohumları oldular ve aynı zamanda hiyerarşinin menşeini oluşturdular. Daha sonra, tek bir defada, ölümü ile ve dirilişi ile, kendi şahsında bizim kurtuluşumuzun ve evrensel yeni yapının gizemlerini gerçekleştirdiğinde, gökte ve yeryüzünde her türlü yetkiyi almış bulunan Rab, göğe yükseltilmeden önce selametin sakramenti olarak Kilise’yi kurdu. Kendisinin Peder tarafından gönderilmiş olduğu gibi, o da Havarilerini bütün dünyaya göndererek onlara şu emri verdi: “Haydi gidin, bütün uluslardan şakirtler yapın, onları Peder’in ve Oğul’un ve Kutsal Ruh’un adına vaftiz edin; ve size vermiş olduğum bütün buyrukları muhafaza etmeyi onlara öğretin” (Mat. 28, 19 vs). Böylece, Kilise’nin görevi, Mesih tarafından getirilmiş olan imanı ve kurtuluşu yaymaktır: rahiplerin yardımcı oldukları ve Kilise’nin en yüksek çobanı Petrus’un halefi ile birlik olan episkoposlar sınıfına Havariler tarafından miras olarak bırakılmış kesin vekalet gereğince ve de Mesih’in üyelerine nakletmiş olduğu yaşam atımı gereğince.

İşte Kilise’nin misyonunu gerçekleştirmek için yaptığı faaliyet budur. Kilise, Kutsal Ruh’un lütfu ile ve Tanrı sevgisi ile harekete geçirilmiş olarak Mesih’in buyruğuna itaat etmektedir. Bütün insanlarda ve bütün halklarda gerçekten mevcut olarak, yaşamını örnek olarak sunmakla, vaazlarla, gizemlerle ve başka inayet yollarıyla onları imana, özgürlüğe ve Mesih’in barışına doğru götürmektedir. Bu şekilde, onları Mesih’in gizine tam olarak iştirak ettirmek için özgür ve güvenli bir yol olarak kendini onlara göstermektedir.

İKİNCİ VATİKAN KONSİLİ (1962 – 1965)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt