Salt kardeşlerimize değil de dinimizden olmayanlara da iyilik yapmaya çalışalım.

Kardeşlerim, erdemli davranarak yaşama sahip olabilmemiz için bizi çağıran Baba’nın isteğini yerine getirelim; bizi suça iten kötü eğilimlerimizi düzeltelim ve inançsızlıktan sakınalım ki, kötülüklerin baskısına uğramayalım. Nitekim iyilik yapmaya çalışırsak barış hep bizden yana olacaktır. Barış, çünkü insanı korkularla yönetilip gelecekteki varlıkların vaadine şimdiki varlıkları yeğleyenlere görünmez. Bu dünyanın zevklerinin ne çok acılar, gelecekteki varlıkların ise ne çok tatlar gizlediklerini bilmezler bunlar. Böyle bir davranışı salt onlar sürdürmüş olsalardı, zarar bu denli büyük olmazdı. İşin kötüsü şu ki, sapık görüşleri ile suçsuz ruhları bozuyorlar ve bunu yapmakla hem kendileri, hem de onlara kulak verenler için çift cezaya çarpılacaklarını bilmezler. Tanrı’ya temiz bir yürekle hizmet etmeye çalışalım ve böylece dürüst olalım. Şayet, verdiği sözlere inanmadığımız için O’na hizmet etmezsek, sefil bir duruma düşeceğiz. Nitekim şöyle yazılmıştır: İki yüzlü ve dengesiz bir ruha sahip olup, “Tüm bunları babalarımızın zamanında da duyduk; oysa günden güne beklememize rağmen, önceden bildirilmiş olanlardan hiçbir şey görmedik” diyenler sefildir. Ey akılsızlar, kendinizi bir meyve ağacına benzetin. Örnek olarak bir üzüm asmasını alın. İlk başta yapraklardan bile yoksundur. Sonra ise tomurcuklar çıkar; derken ham ve yumuşak salkım çıkar; sonunda ise işte olgun üzüm. Aynı şekilde halkım da felaketlere ve zorluklara katlandı; fakat bundan sonra hep iyilikler gelecektir.

Kardeşlerim, iki ruhlu olmayalım, vaktinde ödülü alabilmek için mutlulukla göğüs gerelim. Söz vermiş olan sadıktır ve herkese yapılanın karşılığını verecektir. Doğru şeyler yaparsak, Tanrı’nın huzurunda krallığına gireceğiz ve ödül olarak hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir gözün görmediği, hiçbir insanın yüreğine girmemiş olan şeyleri alacağız (bk. I. Ko. 2, 9).

Rabbin geleceği günü bilmediğimize göre, merhamet ve adalet içinde, saatten saate, Tanrı’nın krallığını bekleyelim. Vaktinde tövbe edelim, sağlam bir irade ile iyilik yapmaya uğraşalım. Çünkü biz akılsızlık ve kötülükle doluyuz. Dünkü günahları ruhumuzdan silelim ve kurtuluşa layık olabilmek için gerçekten tövbekar olalım. İltifatlardan kaçınalım ve salt kardeşlerimize değil de dinimizden olmayanlara da iyilik yapmaya çalışalım. Onlara adil davranalım ki, bizim yüzümüzden Tanrı’nın adına sövülmesin (bk. Rom. 2, 24).

ANONİMLER (II. -IV.  yüzyıl)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.