Zaman içinde olduğumuz gibi olmak istedi ki, O’nunla birlikte sonsuza dek yaşayabilelim.

Yeniden sahip olduğu kurtuluşu anımsayarak havari Pavlus şöyle der: Nasıl ki, Adem ile ölüm bu dünyaya girmiştir, aynı şekilde Mesih’in aracılığı ile kurtuluş yeniden dünyaya verilmektedir (bk. Rom. 5, 12). Yine der ki: “İlk adam yerden, yani topraktandır. İkinci adam göktendir” (I. Ko. 15, 49), yani kabul edilen, kurtarılan, yenilenen ve Mesih’te arıtılan insanın kurtuluşuna sahip olacağız. Havari’ye göre, Mesih ilk olarak geliyor. Çünkü yeniden doğuşun ve yaşamın yapıcısıdır. Ondan sonra Mesih’in olanları, yani kutsallığının örneğini izleyerek yaşayanlar geliyor. Bunlar O’nun yeniden doğuşundan kaynaklanan teminata sahiptirler ve O’nunla birlikte göksel sözün yüceliğini paylaşacaklardır. Rabbin kendisi İncil’de dediği gibi: Beni izleyecek olan ölmeyecektir, ölümden yaşama geçecektir (bk. Yu. 5, 24).

Böylece Kurtarıcı’nın azabı insanın yaşamı ve kurtuluşudur. Nitekim bu nedenle bizim için ölmek istedi. Öyle ki biz O’na inanarak, sonsuza dek yaşayabilelim. Zaman içinde olduğumuz gibi olmak istedi ki, ölümsüzlüğünün sözü bizde gerçekleşince, O’nunla birlikte sonsuza dek yaşayabilelim.
Budur derim ben, göksel gizlerin lütfu, budur Paskalya’nın arma-ğanı, budur en çok arzu ettiğimiz yıllık bayram, bunlardır canlandırıcı gerçeğin başlangıçları. Bu gizin sayesinde, Kutsal Kilise’nin yaşam verici vaftizinde doğan bebeklerin saflığı ile yeniden yaşama kavuşturulan çocuklar, masumluklarının emekleyen sesini yükseltirler. Paskalya’nın gereklerine uyarak Hıristiyan ve hıristiyan aileler, inancın aracılığı ile yeni ve sayısız bir soyu sürdürsünler.

İnanç ağacı Paskalya için çiçek açıyor, vaftiz yeri verimli oluyor, gece yeni bir ışıkla parlıyor, gökten bir armağan iniyor ve kutsal giz göksel gıdasını veriyor. Kilise Paskalya’da tüm insanları kucaklıyor ve onlardan tek bir millet ve tek bir aile oluşturuyor. Ey gücü yeten Kutsal Üçlü-Birliğe tapanlar, Peygamber ile birlikte yıllık bayramın mezmurunu okuyorlar: “Rabbin yarattığı gün budur, onda mesrur oluruz ve seviniriz” (Mez. 117, 24). Soruyorum kendime: “Hangi gün?” Yaşama bir başlangıç veren, ışığı başlatan gün. Bu gün, görkemin yapıcısıdır, yani Rab İsa Mesih’in kendisidir. O, kendi hakkında şöyle dedi: “Ben gündüzüm, gündüz yürüyen tökezlemez” (bk. Yu. 8, 12); yani her konuda Mesih’i izleyen, geçtiği yerden geçen, sonsuz ışığın kapılarına varır. Bedeni ile bu dünyada olduğunda Baba’dan isteği buydu: “Baba, bana inanmış olanların da bulunduğum yerde bulunmalarını istiyorum. Çünkü senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar” (bk. Yu. 17, 20 ve devamı).

ANONİMLER (II. -IV.  yüzyıl)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.