Mesih’in barışı yüreklerinizde taht kursun ve bundan minnettar olun.

Her şeyde alemin kralı olan kadir Allah’a şükredelim, aynı zamanda ruhlarımızın kurtarıcısı İsa’ya bol bol şükranlarımızı bildirelim. Dıştan gelen kargaşalıklardan uzak sarsılmaz bir iç huzur elde etmek için onunla dua ediyoruz.
Bundan böyle hiçbir bulutun karartamadığı parlak bir gün ışığı, göksel bir ziyanın ışınlarıyla yeryüzündeki İsa’nın Kiliselerini aydınlatıyordu. Bizim cemaatimiz dışında kalanlar bizlere eşit olamazlardı; ama Tanrı’nın bize bahşetmiş olduğu nimetlerden dolaylı da olsa faydalanabiliyorlardı.

Bilhassa umudunu İsa’ya bağlamış olan bizler için, tarifi mümkün olmayan tanrısal bir mutluluk içimizi kaplamıştı. Az zaman önce zalimlerin mukaddesata saygısızlıkları yüzünden harabetmiş oldukları bu yerlerin, uzun ve öldürücü bir yıkımdan sonra tekrar canlandığını görebiliyorduk. Bu yerler viranelerden göklere kadar yükseliyor, hem de önceki halinden daha görkemli olarak.
Hepimizin arzu ettiği ve beklediği bir gösteriye şahit olabildik; her şehirde açılış törenleri, yani inşa edilmiş kilise açılmadan önceki takdis törenleri. Bütün bunlar için episkoposlar bir araya gelip toplanıyor, dünyanın her yanından, ta uzaklardan, müminler koşup geliyor, değişik halk kitleleri karşılıklı dostluk ifadesinde bulunuyorlardı, çünkü İsa’nın vücudunun azaları tek vücut halinde toplanıyorlardı.
Peygamberin kehanetine göre gelecek hakkında şu sözlerde mistik bir şekilde öngörüde bulunuyordu. “Kemikler ve mafsallar birbirine böyle kenetlenecekti” (Hez. 37, 7) ve böylece kahinin sözleri gerçekleşecekti.
Bütün azalarda aynı tanrısal ruh dolaşmakta idi. Herkes bir tek can oluvermişti, imanda bir ve tek ateş yanmaktaydı. Tanrı’yı övmek için bir tek ilahi vardı.

Evet, hakikaten yüksek memurlar için mükemmel bir ibadet, rahipler için mükemmel bir kurban ayini, kilise cemaati için Tanrı’ya layık mükemmel bir dini merasimdi. Tanrı’nın kelamını dinleyiş tarzında ve tanrısal mistik ayin usullerinin tatbikinde, ki bunlar Kurtarıcı’nın çektiği cefaların tarifi mümkün olmayan sembolleridir, hep aynı mükemmellik vardı.
Her yaştan kadın ve erkeğin meydana getirdiği bir kalabalık bütün kalbiyle, bütün gücüyle bu duaya iştirak ediyor, şükranlarını sunuyor ve bütün iyiliklerin sahibi olan Tanrı’yı en büyük coşku ile methediyordu.

EUSEBİUS (KAYSERİ’Lİ)  (263-339)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.