İşte Kurtarıcımız Tanrı’nın merhameti, insanlığı belli oldu.

Tanrı’nın insanlığı gün ışığına çıkıncaya dek, iyiliği de gizli kalıyordu. Bu iyilik elbette daha önce de vardı. Çünkü Tanrı’nın merhameti daimidir. Ancak bu merhametin bu denli büyük olduğu nasıl bilinebilirdi? Bu bir deneyimin değil, vaadin konusu idi. Bu nedenle birkaç insan ona inanmıyordu. Kuşkusuz Rab, Peygamberler aracılığı ile fasılalarla ve çeşitli yollardan insanlara hitap ediyordu. “Ben felaket değil, barış düşünceleri tasarlıyorum” diyordu (Yer. 29, 11). Ancak insan felaketle karşılaştığında ve barış içinde yaşamadıkça, nasıl bir yanıt verebilirdi? Ne zamana kadar diyeceksiniz: “Barış! Barış! ve barış Yoktur!” Bu nedenle barış habercileri acı gözyaşları döküyor ve Tanrı’ya şöyle sesleniyordu: “Ya Rab, işittiklerimize kim inandırdı?” (Yşa. 53, 1).

Ancak şimdi, artık insanlar gördüklerine inansın. Çünkü Rabbin söyledikleri gerçekten şaşmazdır. O, bulanık gözün bile kendisini görebilmesi için çadırını güneşin içine kurdu (Mez. 92, 5).Artık barış bir vaad olmaktan çıkıyor, gerçekten gönderiliyordu. Daha sonraya ertelenmiyor, veriliyor, kehanet olmaktan çıkıyor, sunuluyordu. Tanrı sanki bir merhamet dolu küfeyi yeryüzüne gönderdi. Evet, bir küfe. İçindekilerinin yeryüzüne dağılması için de ızdıraplardan bu küfeyi parçalaması gerekecekti. Barış belki de küçük bir küfe, ama dopdolu! Bize bağışlanan bir küçük çocuk idi, ama tanrısallık tümü ile onda yer aldı. Zaman tamamlandığında tanrısallığın da tamamı geldi. Bu tamamlık tensel olanlar da onu görsün diye tende gerçekleşti. Böylece ortaya çıkan insanlığında iyiliği de görülsün diye. Gerçekten de Tanrı’nın insanlığı kendini belli ettiği andan itibaren, iyiliği de gizli kalamaz. İyiliğini belli etmek için tenime girmekten daha etkili bir yöntem var mıydı? Burada benim tenimden sözediyorum, Adem’inkinden değil, Adem’in günahtan önceki teninden değil.

Tanrı, çaresizliğimin ta kendisini benimseyecek merhametini açığa vurmaya neden böyle özen gösteriyor? Tanrı sözü neden bizim için kurumuş ota dönüşecek derecede büyük bir merhametle dolu? Rabbim, insan nedir ki sen onunla bu denli ilgileniyorsun? Nedir ki ona kalbini bu denli açıyorsun? Tanrı’nın kendisiyle nasıl ilgilendiğini anlamak için, Tanrı’nın onun hakkında neler düşündüğünü, neler hissettiğini anlamak için, insan dikkatini işte buraya yöneltmeli. Bana senin neler çektiğini sorma, onun ne çektiğini sor. Senin için ne duruma geldiğinden, onun nazarında ne denli değerli olduğunu anla ki, bu insanlığından iyiliğinin bilincine varman mümkün olsun. Çünkü insan olmakla üstlendiği alçalma, iyiliğinin boyutunu açığa vurdu. Benim için hor görülmeyi kabul ettiği ölçüde, ona karşı sevgim büyüyor.
Elçi, “İşte Kurtarıcımız Tanrı’nın merhameti ve insanlığı belli oldu” diyor. Evet, Tanrı’nın iyiliği, insanlığı ne denli büyük ve belirgin! İnsanlığa Tanrı adını eklemek için gösterdiği özenli iyiliğinin ne büyük bir kanıtını verdi!

BERNARDUS (1090-1153)

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Şu anda burada değiliz. Ama bize e-posta gönderebilirsiniz, en kısa zamanda size geri dönüş yaparız.

Not readable? Change text. captcha txt